<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>FRML &#187; Makale</title>
	<atom:link href="http://www.frml.org/k/egitim/makale/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.frml.org</link>
	<description>First Retail Mark-up Language</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2012 12:42:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>yasaklı sitelere giriş</title>
		<link>http://www.frml.org/yasakli-sitelere-giris.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/yasakli-sitelere-giris.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 13:34:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=6922</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceki yazılarımızda sizlere yasaklı sitelere giriş yöntemlerini vermi?tik, son ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-6925 alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="stop" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2010/09/stop-150x150.png" alt="" width="150" height="150" />Daha önceki yazılarımızda sizlere yasaklı sitelere giriş yöntemlerini vermi?tik, son zamanlarda google&#8217;a ait bazı IP adreslerinin yasaklanması ile yasaklı sitelere giriş konusunda bilgi sahibi olmak isteyen kullanıcıların sayısı artm?? durumda.</p>
<p>İşte daha önce sitemizden yayınlad???mız yasaklı sitelere giriş yöntemleri..</p>
<ol>
<li><a href="http://www.frml.org/open-dns-ipleri.html" target="_blank">Open DNS IPleri</a></li>
<li><a href="http://www.frml.org/youtube-jacker-5.html" target="_blank">Youtube Jacker</a></li>
</ol>
<p>Linklerdeki konular engelli sitelere girebilmeniz konusunda size yardımcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/yasakli-sitelere-giris.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>pasta</title>
		<link>http://www.frml.org/pasta.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/pasta.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 01:29:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=3570</guid>
		<description><![CDATA[Kadının biri kocasına:
- Kocacım musluk damlatıyor tamir edermisin , diye ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadının biri kocasına:<br />
- Kocacım musluk damlatıyor tamir edermisin , diye sorar.<br />
Adam:<br />
- Banane ben musluk tamircisimiyim der.<br />
Kadın bi başka gün:<br />
- Kocacım salondaki priz çalışmıyor bakarmısın , der.<br />
Adam:<br />
- Banane ben elektikçimiyim der<br />
Yine başka bi gün kadın:<br />
- Kocacım kapının biri kapanmaz oldu yaparmısını der.<br />
Adamdan yine aynı cevap gelir:<br />
- Banane ben marangozmuyum.</p>
<p>Bikaç gün sonra adam akşam i?ten döner ve bir bakar musluk yapılm?? priz çalış?yor kapıda kapanıyor. merak eder ve karısına sorar:<br />
- Kim yaptı bunları?<br />
* Kar?? komu?umuz mithat bey.<br />
- Ama karıcım o ?erefsiz , kar??lıksız bişey yapmazki.<br />
* Tabi yapmaz. Bu i?ler kar??l???nda bana &#8220;ya bana pasta yaparsın yada benimle yatarsın &#8221; dedi zaten.</p>
<p>Adam tedirgin bi şekilde sorar:</p>
<p>- Tabi sen pasta yaptın demi karıcım?<br />
* Niye ben pastacımıyım?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/pasta.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mevlanadan aşk sözleri</title>
		<link>http://www.frml.org/mevlanadan-ask-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/mevlanadan-ask-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 20:41:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=3350</guid>
		<description><![CDATA[Balıktan başka herkes suya kanar
Aşk yüzüne gülünce a?larsın,i?te o zaman ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Balıktan başka herkes suya kanar</h2>
<p><strong>Aşk yüzüne gülünce a?larsın,i?te o zaman anlarsın Can!</strong><br />
Her odunun kokusu dumanından meydana çıkar. ?nlemesinden anlaşılır ki, A??k gönül hastasıdır. Vücudu afiyettedir ama o, gönüle tutulmu?tur. A??klık gönül iniltisinden belli olur, hiçbir hastalık gönül hastalığı gibi değildir. A????n hastalığı bütün hastalıklardan ayrıdır. A?k, ?lahi sırlardan bir sırdır. A?kı açıklamak ve anlatmak için ne söylersem söyleyeyim, asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum. Dil söylerse aydınlanırız , fakat dile dü?meyen aşk daha aydındır. Çünkü kalem, yazmada ko?up durmaktadır, ama aşk bahsine gelince; çatlar, aciz kalır. A?kı açıklamada akıl yetersiz kalır. A?k?, a??kl??? yine aşk izah eder ancak.</p>
<p><strong>Yüre?ine diken batmadan anlayamazsın bunu Can!</strong><br />
Bir adamın ayağına diken batınca ayağını dizi üstüne kor. ??ne ucu ile diken bağını arar durur, bulamazsa orasını duda?? ile ?slatır. Aya?a batan dikeni bulmak bu derece güç olursa, yüre?e batan diken nasıl olurı Cevabını sen ver!</p>
<p><strong>E?eklik yapma nefsim! Üstadını bul. Ustanı tan?.</strong><br />
Bir kişi, e?e?in kuyru?u altına diken batırır. E?ek onu oradan çıkarmasını bilmez, boyuna çifte atar. Z?plar, z?pladıkça da diken daha kuvvetli batar. Dikeni çıkarmak için akıllı bir adam lazım. E?ek, dikeni çıkarabilmek için can acısı ile çifte atar durur ve yüz yerini daha yaralar. Bilmez ki kendi başına o dikeni çıkarması mümkün değil.</p>
<p><strong>Aşk en büyük sırdır</strong><br />
Aşk en büyük sırdır. Muradına ermek istersen sırrını sakla Can!<br />
Peygamber demiştir ki: Her kim sırrını saklar ise çabucak muradına eri?ir. Tohum toprak içinde gizlenince, onun gizlenmesi, bahçenin yeşillenmesi ile neticelenir.</p>
<p><strong>Suretlere kapılıp kalma Can! Ölecek aşklar edinme!</strong><br />
Hekim, kuyumcuya bir ?erbet yapt?, kuyumcu içti, kızın kar??sın da erimeye başladı. Hastalık yüzünden kuyumcunun güzelliği kalmayınca kızın can?, onun derdinden kurtuldu, O&#8217;dan vazgeçti. Kuyumcu, çirkinle?ip hastalanınca kızın gönlü de yavaş yavaş O&#8217;dan soğudu. Bil ki zahiri güzelli?e ait bulunan aşklar aşk değildir. Onlar nihayet bir ar olur. Kız da aşktan ve hastalıktan arınd?, tertemiz oldu. Çünkü ölülerin aşkı ebedi değildir.</p>
<p><strong>O&#8217;un aşkını seç ki bütün peygamberler, O&#8217;nun aşkı ile kuvvet ve kudret buldular, ?eref ve güç sahibi oldular. </strong><br />
Gerçek aşk ruhtadır. Gerçek a???? gözünden tanırsın. Her anda goncadan daha taze olur durur. O dirinin aşkını seç ki O ölümsüzdür ve canına can katan aşk ?arabından sunar sana</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/mevlanadan-ask-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>biber hap?</title>
		<link>http://www.frml.org/biber-hapi.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/biber-hapi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 00:45:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[red pepper]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=2827</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde bir zayıflama hap? furyası aldı gidiyor, hangi siteyi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2010/03/zayiflatici-biber-hapi.jpg" rel="lightbox[2827]"><img class="size-full wp-image-2829 alignleft" style="border: 0pt none; margin: 2px;" title="zayiflatici-biber-hapi" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2010/03/zayiflatici-biber-hapi.jpg" alt="biber hap?" width="200" height="216" /></a>Son günlerde bir zayıflama hap? furyası aldı gidiyor, hangi siteyi açsak nereye baksak daha hızlı nasıl zayıflanır, 1 ayda bilmem kaç kilo verilir, bir kutu ürün ne kadardır iletileri ile kar??la??yoruz. Bu ara red pepper adlı biber hap? me?hur. Bizde inceledik sizin için tanıtımından bir örnek aldık, buyrun beraber bakalım neymi? bu biber hap?..</p>
<p>Piyasada biber hap? yada RED PEPPER olarak bilinen Meksikalı Biber hap? &#8220;Chalco de Diaz Covarrubias&#8221;da yüzyıllardır yetişen zayıflatma amacı ile kullanılan bir biber çeşididir. Kırmızı biber bir bitkidir ve tamamen doğal bir üründür. Meksikada uzun zamandır yemeklerde, zinde kalmak ve zayıflama amaçlı olarak da değişik biçimlerde i?lenen bu biber türevi, kuvvetli bir etkiye sahiptir.</p>
<p>Biber Kapsülü, ?u an uzakdo?u ve Amerika birle?ik devletlerinde zayıflama ürünleri arasında en çok tutulan bitkisel besin desteklerinden biridir. Biber Kapsülü bir ilaç olmamakla birlikte başta Meksika Kırmızı Biberi Ekstresi olmak üzere toplamda 9 bitki ekstresi içeren tamamen doğal bir besin takviyesidir.</p>
<p>??tah kesici ve tok tutan, hareketsizlik ve a??rı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ birikiminin yakılmasını sağlayan oldukça güvenli bir üründür. ?çeri?inde kesinlikle kimyasal herhangi bir bile?im bulunmamaktadır.</p>
<p><strong><a href="http://www.satinal.gen.tr/">Sipari? Vermek için T?klayın&#8230;</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/biber-hapi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>?izofreni Nedir</title>
		<link>http://www.frml.org/sizofreni-nedir.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/sizofreni-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 11:50:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=1849</guid>
		<description><![CDATA[?izofreni Nedir?
Genç ya?ta bağlayan, kişilerarası iliİkilerde ve gerçeklerden uzakla?arak, kendine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>?izofreni Nedir?</strong></p>
<p>Genç ya?ta bağlayan, kişilerarası iliİkilerde ve gerçeklerden uzakla?arak, kendine özgü bir içe kapanım dünyasında ya?ad??? dü?ünü? duyu? ve davran??larda önemli bozuklukların görüldü?ü a??r bir ruhsal bozukluktur.</p>
<p><strong>?izofreninin ?ifresi Çözüldü</strong></p>
<p>Türk bilimciler, tedavisi olmayan ?izofreniye, beyinden fazla miktarda salgılanan &#8220;agmatin&#8221; adlı maddenin neden olduğunu kanıtlad?lar. Türk bilimcilerin bu ke?fi ?izofreninin tedavisi için çok büyük bir a?ama oluşturacaktır.</p>
<p><strong>?izofreni Tarihçesi</strong></p>
<p>* Orta Ça? Avrupa’sında şeytana tutulmu? diye bilinen hastaların büyük bölümü ?izofrenlerdi.<br />
* Morel (1860) da Demence precoce (erken bunama) deyimini kulland?.<br />
* Hecker (1871) de hebefreniyi,<br />
* Kahlbaum (1874)’te katatoniyi tanımlad?.<br />
* Kraepelin paranoid ve basit tipleri ekledi.<br />
* Bleuler (1911) kişinin ruhsal hayatındaki yarılmaya (schisme) önem vererek schizofhrenia”zihin bölünmesi, yarılması adını önerdi.</p>
<p>* Türk bilimciler, ?izofreniye beyinden salgılanan &#8220;agmatin&#8221; adlı maddenin neden olduğunu kanıtlad?lar.</p>
<p><strong>Sıklık ve Başlangıç Ya??</strong></p>
<p>* WHO’ ne  göre sıklık oranı % 0, 85 olarak bildirilmiştir.<br />
* Sıklık açısından; kadın ve erkek arasında fark yoktur.<br />
* Başlangıç ya??; 15-25 olarak belirlenmi?tir.</p>
<p><strong>?izofreni Nedenleri</strong></p>
<p>Organik Nedenler;<br />
   -Kal?tım<br />
   -Biyokimyasal (Dopamin-Noradrenalin)</p>
<p>Psikososyal Nedenler;<br />
   -Psikolojik<br />
   -Çevresel</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/sizofreni-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geçtim Yine Dün Eski Hazan Bahçelerinden</title>
		<link>http://www.frml.org/gectim-yine-dun-eski-hazan-bahcelerinden.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/gectim-yine-dun-eski-hazan-bahcelerinden.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 13:57:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=720</guid>
		<description><![CDATA[Yahya Kemal Türk ?iirinin diri belle?idir. Bu cümle, büyük ?airi, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yahya Kemal Türk ?iirinin diri belle?idir. Bu cümle, büyük ?airi, yaptıkları de?erlendirmelerde küçük bir telmih malzemesi olarak görmeye mütemayil Cumhuriyet müte?airlerine yapılm?? bir hatırlatma olarak kaydedilsin. Zira onu ve ?iirini geçmişle bugünü bağlayan bir ara köprü mesabesine indiren zihniyet, bir adım sonra, ?u yarg?yı f?sıldayacaktır: Yahya Kemal eski bir hatıradır; çağını tamamlam??tır…</p>
<p>Oysa bu büyük ?air gerek tematik unsurları ele al??taki romantik yaklaş?m?, gerekse ?iirsel ahenk unsurlarını kullanmadaki klâsik duruşuyla zirvelerin adamıdır.</p>
<p>Onu Türk romantizminin ölümsüz temsilcileri arasına yazdıran hususları sıralayalım: Vatan ve millet yaklaş?m?, din duygusu ve tabii ki sanat ve edebiyattaki uygulamaları…</p>
<p>Bir örnek olsun diye sunuyorum, bunların tamamını “Koca Mustafapa?a” ?iirinin bir dörtlü?ünde ?öyle birle?tirir Yahya Kemal:</p>
<p>“Öyle sinmi? ki bu vatan semtine milliyetimiz</p>
<p>Ki biziz hem görülen, hem duyulan, yalnız biz.</p>
<p>Mânevî çerçeve be? yüz senedir hep berrak;</p>
<p>Ya??yanlar değil Allâh’a gidenlerden uzak.”</p>
<p>Tahminim odur ki, Yahya Kemal’in eserlerindeki muhtevayla ilgili didaktik metinlere bu günlerde sıkça rastlayacak ve eminim hemen hepsinden istifade edeceksiniz. Bu yüzden ben, ?airin diğer yönüne, ?iirindeki görsel ve i?itsel takdimlere temas etmek istiyorum.</p>
<p>Talebesi Ahmet Hamdi Tanpınar, Edebiyat Üzerine Makaleler’de Yahya Kemal için ?u tespiti yapar, ki do?rudur: “Yahya Kemal dilin mükemmeliyet imkânlarını en son haddine kadar yoklam??, tartm?? ve bulmu? olan adamdır. Bâkî ve Nef’î’den sonra Türkçenin hâkim ?âiri odur.” Burada ‘dilin mükemmeliyet imkânları’ ile kastedilenin ?iirdeki mûsıkî ve ahenk olduğunu anlamak gerekir. Tanpınar bunu başka bir yaz?sında ?öyle belirtir: “Yahya Kemal, (…) ‘na?me’yi Türk ?iirinde tekrar kuran adamdır.”</p>
<p>Do?rusu Yahya Kemal’in ?iirlerindeki mûsikî kabiliyetiyle ilgili daha nice cümleler bulunup sıralanabilir. Biz, böylesi bir kolaycıl???n kuca??na teslim etmeyeceğiz okuyucuyu. Bunun yerine, Eski ?iirin Rüzgârıyla söylenmi? bir “?ark?”sı üzerinden uygulamalı bir  sunum yapaca??z. </p>
<p>Kalbim yine üzgün seni andım da derinden</p>
<p>Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden</p>
<p>Üzgün ve kırılm?? gibi en ince yerinden</p>
<p>Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden</p>
<p>Senden bo?alan ba?rıma gözya?ları dolmu?</p>
<p>Gördüm ki yazın bast???mız otları solmu?</p>
<p>Son demde bu mevsim gibi benzim de kül olmu?</p>
<p>Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden.</p>
<p>Lise seviyesinde bir bilgiye sahip olanların hatırlayaca?? üzere, ?ark?, Fars edebiyatından alınmayıp Türklerin icat ettiği bir nazım ?eklidir. Varlık sebebi bestelenip okunmaya dayanır. Bu yüzden bend sayısı sınırlıdır, azdır. Yine aynı gerekçeyle, müzik usullerine yatkın olan aruz kalıplarıyla, özellikle de “mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fa’ûlün” kalıbıyla yazılır. Bu arada önemli bir ahenk unsuru olarak “nakarat”a da büyük de?er verilir.</p>
<p>Klâsik şarkı formuyla kar??la?tırıldışında Yahya Kemal’in “?ark?”sı tam bir intibak gösterir. Sözgelimi,  daha ilk bak??ta bu metnin “a, a(n), a, a(n)// b, b, b a(n)” şeklindeki kafiye ?emasıyla oluşturuldu?unu ve buradan da 2. 4. ve 8. dizelerin aynen tekrarland???nı görürüz. Bu arada,  ?iirimizde kullanılan veznin yukarıda zikrettiğimiz aruz kalıbıyla (- – . / . – &#8211; . / . – &#8211; . / . – -) aynı olduğunu ve herhangi bir hatayı barındırmad???nı belirtelim. Bu noktada son olarak “?ark?”mızın redif ve kafiye türü ile ilgili tespitleri de vuzuha erdirelim: ?lk dörtlükte nakarat dizeleri hariçte tutarak “derinden” ve “yerinden” kelimelerinde “den”lerin redif, “erin”lerin “zengin” bir örgü oluşturdukları fark edilecektir. İkinci dörtlükte ise “mu?” redifiyle ço?alan “dol”, “sol” ve “ol” hecelerinde “tam kafiye”nin vücut buldu?unu görürüz.</p>
<p>Üst paragrafta söylenenleri bir tarafa bırakalım, bu metnin ses derinliğini artıran iç dalgalanmalar daha önemlidir. şimdi, ?iirsel ritmi ve armoniyi  üst perdeye yükselten mütekerrir unsurları sıralamaya çalışalım, lütfen işaret edilen dil unsurlarını yukarıdaki metin üzerinden de takip etmeye çalışınız:</p>
<p>1. Kalbim, geçtim, geçtim, mevsim, ba?rım(a), bast???m(?z) benzim, geçtim…</p>
<p>2. Seni, eski, gibi, yeri, eski, ki, gibi, eski…</p>
<p>3. Yine, yine, ve, en, ince, yine, demde, benzim de, yine…</p>
<p>4. Üzgün, dün, üzgün, gördüm, kül, dün…</p>
<p>5. Hazan, hazan, senden, bo?alan, hazan…</p>
<p>şimdi, ?airin başarısını bir derece daha artıran diğer bir hususa geldi sıra: ?iirin bu iç içe geçirilerek oluşturulan ses örgüsü, muhtevayla da peki?tirilmi?. Nasıl m?? Aynı ruh ülkesine, gönül dünyasına ait kelimelerinin seçiminde gösterilen tutarlılıkla: Kalp, üzgün, andım, hazan, üzgün, kırılm??, hazan, gözya?ları, solmu?, kül, hazan… Oldu olacak, bunların hangi ba?lamlar içinde verildi?ine farklı bir formatla bir kez daha bakalım: </p>
<p>1. Kalb, üzgün, derinden anmak; </p>
<p>2. Geçmek, yine, eski hazan bahçeleri; </p>
<p>3. Sevgiliden bo?alan ba??r, gözya?ları, dolmak (hüzün), </p>
<p>4. Geçmi? yaz, basılan otlar, solgunluk; </p>
<p>5. Son dem (ya?lılık), mevsim (sonbahar, solgun otlar), beniz, kül olmak…</p>
<p>Yahya Kemal’in, saf ve hakiki ?iire dair hükümlerde bulunurken “Derûnî ahenk”, “nefes ve ses”, “söylenmi? ve dinlenilen”, “ritim” “ondulation musicale” (ahenk dalgalan??ları) gibi kavramlara ayrı bir anlam yükledi?ini biliyoruz. Bu ayrıcalıklı tutum, bütün ?iirlerinde olduğu gibi, ele aldığımız “?ark?”da da kendisini gösterir. Geçmi?in sonsuz mutlulu?una, ufuk ötesinin sa?altıcıl???na, herhangi bir sevilen vasıtasıyla gitme te?ebbüsü içinde olan ?air, bizi seslerden örülü bir yolculu?a teslim etmi?tir.</p>
<p>Yahya Kemal’in 113. doğum (2 Aralık 1884) ve 50. vefat (1 Kasım 1958) yıldönümleri ile çevrili günlerdeyiz. Önümüzdeki süreçte Yahya Kemal ile ilgili etkinliklerde bir art?? olacağı muhakkak. Umarız ki,  ?airler ve diğer kültür sanat figürleri, bu dönemden istifade etmi? olurlar. Evet, Yahya Kemal’den öğrenilecek çok şey var…</p>
<p>Bu yazının sonunda, geleneklere tâbi olarak, merhuma ve sevenlerine Allah’tan rahmet diliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/gectim-yine-dun-eski-hazan-bahcelerinden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Be? Kuru?luk Maliyeti Dahi Olmayan Tebessüm</title>
		<link>http://www.frml.org/bes-kurusluk-maliyeti-dahi-olmayan-tebessum.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/bes-kurusluk-maliyeti-dahi-olmayan-tebessum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 11:15:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Küçük kiz,hüzünlü bir yabanciya gülümsedi. Bu gülümseme adamin
kendisini daha iyi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük kiz,hüzünlü bir yabanciya gülümsedi. Bu gülümseme adamin<br />
kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava icinde yakin<br />
geçmiste kendisine yardim eden bir dosta tesekkür etmedigini<br />
hatirladi.Hemen bir not yazdi,yolladi.<br />
Arkadasi bu tesekkürden o kadar keyiflendi ki,her ögle yemek yedigi<br />
lokantada garson kiza yüklü bir bahsis birakti. Garson kiz ilk defa<br />
böyle bir bahsis aliyordu.Aksam eve giderken,kazandigi paranin bir<br />
parçasini her zaman köse basinda oturan fakir adamin sapkasina birakti.<br />
Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki&#8230;iki gündür bogazindan asagi<br />
lokma geçmemisti. Karnini ilk defa doyurduktan sonra,bir apartman<br />
bodrumundaki tek odasinin yolunu islik çalarak tuttu. Öyle neseliydi<br />
ki, bir saçak altinda titreyen köpek yavrusunu görünce,kucagina<br />
aliverdi.<br />
Küçük köpek gecenin sogugundan kurtuldugu için mutluydu. Sicak odada<br />
sabaha kadar kosusturdu.Gece yarisindan sonra apartmani dumanlar<br />
sardi.Bir yangin basliyordu.Dumani koklayan köpek öyle bir havlamaya<br />
basladi ki,önce fakir adam uyandi, sonra bütün apartman halki&#8230;<br />
Anneler,babalar dumandan bogulmak üzere olan yavrularini kucaklayip,<br />
ölümden kurtardilar &#8230;<br />
Bütün bunlarin hepsi,bes kurusluk bile maliyeti olmayan bir<br />
tebessümün sonucuydu.<br />
MUTLU BiR GÜLÜMSEYiSiN YERiNi HiÇ BiR TATLI SÖZ TUTAMAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/bes-kurusluk-maliyeti-dahi-olmayan-tebessum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dil Ve Anlatım</title>
		<link>http://www.frml.org/dil-ve-anlatim.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/dil-ve-anlatim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2009 14:33:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[Elbette abartıld??? sürece utanma duygusu zarar verebilir. Ancak bilimadamlarının son ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elbette abartıld??? sürece utanma duygusu zarar verebilir. Ancak bilimadamlarının son dönemde yapt??? çalışmalar utanma duygusunun hayvanlarda olmadığ? gerçeğini ortaya çıkard?. Peki bu durumda sadece insanlar utanma duygusuna sahipse ve hayvanlar değilse aklımıza iki soru hemen geliyor. Acaba utanma ve ar duygusundan yoksun insanlar hangi kategoriye girecek. Daha da enterasanı utanma duygusu olan bir hayvan olursa onun da yeri konusunda tart??malar olacaktır. Heralde tüm halkının toplam utanma duygusu bir milletin medeniyet seviyesi ile doğru orantılıdır diye bir hipotez ortaya atılsa ispat edilmeye de?erdir. Elbette tüm Dünya medeniyetlerinde sürekli renkli cam ekranında yahut aynı doyumsuzlukla ve arsızlıkla DÜnya nın tüm güzelliklerini zedelemeye çalışan , tabir yerinde ise midesi dilate yani normalden bir kaç kat daha büyük mideli kimseler var. Tabi oldukçada çok gibi görünüyorlar. Ama ucuz bir malın milyonlarca satılması gerçeği, kaliteli ve pahalı bir ürünün kalitesine zerre kadar etki etmez. Bunların göz önünde olması iyi ve medeni olduklarını göstermez. Ayrıca herkesin sınırsız mal mülk edinme hakkının olduğunu ve bunda kimsenin gözü olad???nı söylemeye gerek olmasa gerek. Sorun bu çoklu?un nasıl edinildi?i. İçinde diğerlerinin mutsuzlu?u üzerine kurulu arsızlık var m?? Kimseyi demoralize etmeden söylemek gerekirse adım adım süprizlere açık bir hayatta hiç süpriz olmayacak gibi yaşamak sanırım enterasan bir aldanma. Hele bu hayatta hızlı arsız ihtiraslı yaşama duygusu ne denli doğru bilinmez. Elbette bu tür kimseler için ele?tiri bir anlam ifade etmez. Toplumun tembelli?i ve de?er yargılarının zayıflaması yüzsüz yaşayan ve geçinen doyumsuzların sayısını artırır demek yalan olmaz. Elbette onları ele?tirmek bize dü?mez. Onlara sorarsanız mutlu olduklarını söyleyecektirler. Mutlu olmasalar yüzsüzlü?e ve doyumsuzlu?a nasıl katlanabilirlerdi. Ama onlar içinde kanser edici sorun bu mutlulu?u ne kadar devam ettirecekleri kayg?s?. Yani ne kadar daha aynı oranda arsız ve doyumsuz bir hayat ya?ayarak mutlu olmaya devam edecekleridir. Herşeyin bir ba?? birde sonu var. Mutlulu?unda. Elbette tüm insanlar mutlu olmal?. Ancak mutlu olma egosu yüzünden diğer insanların mutlu olmadığ? bir dünya ya bizler ne kadar katkı sa?lıyoruz. Tüm bunlardan sonra kendimize durup sormamız gereken soru belkide benim mutlulu?um diğer insanların mutsuzlu?una sebep oluyor mu ? Aslında güzel ahlaklı ve vicdanlı yahut utanan yahut doyumlu yada ne derseniz deyiniz bir insan olma diğerlerini mutsuz edermi. İçinde bulunduğu en kötü durumu bile nakit ak???na çevirme yetene?i ile övünme ve mutlu olma duygusu ise ne kadar yersiz ve kibirli. Bunun tam tersini yapma ise simyacılık bu günlerde. Elbette hayatın bu kadar kısıtlı irdelenmesi doğru değil. Ama bize yol gösterecek ???klar yakacak gerçek aydın ve aristokratlar çok olsaydı bunları yazmaya bile gerek kalmayacakt?. Herşeyin geriye çevrilemeyeceği bir ana gelmektense zamanında tedbir almakta fayda var sanırım. Vicdanı rahat vicdanların bu yazıyı okurken yüzlerindeki tebessümü hissedebilmek önemlidir. Bu yazıda bu güzel tebessümlere bir ön yanıttır. Utanma duygusundan yoksun olanlar bakalım bu hayat denilen azgın bo?anın sırtında daha ne kadar mutlu olmaya devam edeceksiniz ?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/dil-ve-anlatim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çevre Kirlili?i</title>
		<link>http://www.frml.org/cevre-kirliligi.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/cevre-kirliligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 12:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzün dünyasında çevre kirlili?i, tüm gezegeni kaplayan boyutlara ula?m?? durumda. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün dünyasında<strong> çevre kirlili?i</strong>, tüm gezegeni kaplayan boyutlara ula?m?? durumda. Dünyanın birçok bölgesinde insanlar, çevre felaketine karşı korumasız, nükleer tehdit ve radyasyondan habersiz bir ya?am sürmektedir. Bilim adamları ise bu olumsuzlukların devamı halinde dünyadaki tüm canlıların ciddi biçimde tehdit altında olduğunu vurguluyorlar.</p>
<p>Halbuki insanoğlunun gelişimi ba?larda ya?am ve <strong>doğal çevre</strong> ile uyum içinde sürmüştür. Ancak dünyadaki toplumsal ve teknolojik gelişmelerin hızla art??? karşısında ekolojik sistemin bu hassas dengesi giderek bozulmu?tur. Bu tehlikeli gelişmenin seyircisi durumunda olan insanlık ise dünyada dengeli bir çevrenin korunamaması halinde tüm canlıların varlığ?nın sürmesinin olanaksızl???nı acaba ne zaman anlayacak?</p>
<p>Bu yılın yaz başlarında bağlayan yağmur dönemi dünyayı etkisi altına aldı. Barajları, setleri ve köprüleri yıkan seller ölümcül sonuçlara yol açt?. Bir süre önce Trabzon’da yaklaşık üç saat süren yağmur, Sürmene ilçesi ve haritadan silinen Be?köy beldesinde büyük mal ve can kaybına neden oldu, ocakları söndürdü…</p>
<p>Ya???ların etkili olduğu bir başka ülke olan Çin’in birçok bölgesinde barajlar yıkıld?. Harekete geçirilen askeri birlikler setleri yıkarak sel sularının kırsal kesime yayılmasını sağlamaya çalıştılar. Sel, eylülün ortasında da Meksika’nın Chiapas eyaletinin Valdivia köyünü yok etti.</p>
<p>Dünyadaki benzer sel baskınlarının verdiği zararlar ürkütücü boyutlara ula?t?. 240 milyon kişiyi etkiledi?i söylenen bu yazın selleri, resmi açıklamalara göre şimdiye kadar 2 binin üzerinde insanın ve sayısı bilinmeyen diğer canlıların ya?amlarına mal oldu. Yaklaşık 14 milyon kişi evini terk etmek zornuda kaldı. Bu durum, insana, Çinlilerin “Su ile ?aka olmaz” özdeyi?ini hatırlatıyor.</p>
<p>Gün geçmiyor ki çevre felaketi haberlerde yer almasın. Büyük Okyanus’ta 30 metreye kadar yükselen dalgalar sahilleri yerle bir etti. Deniz dibindeki deprem ya da yanarda?ların patlamasından meydana geldi?i söylenen bu dev dalgalara karşı uyarı a?ları da para etmiyor. Hatırlanaca?? gibu bu dev dalgalar, 1993?te Endonezya’da bir adanın tamamını kapladı ve 2 bin kişinin ya?amını yitirmesine yol açt?. Yine Gine’de ya?amını yitirenlerin sayısı ise 3 bini a?t?.</p>
<p>Dev dalgalara yol açan depremin merkezi Büyük Okyonus’ta idi. Ama yer kabuğu, dünyanın başka bölgelerinde harekete geçecek şekilde etki alanını genişletti. Örneğin haziran ba??nda bağlayan depremlerin, dünyanın dört bir yanını sallad??? ortaya çıkt?. Ülkemiz de bundan nasibini aldı. Bu ve buna benzer felaketler bize, geleceğimizi bu günden tahmin etmenin olanaksızl???nı gösteriyor. Ozondaki delinme ve hava kirlili?inin ya?amda olumsuzluklara neden olabileceği ve doğal ya?amın temellerini dinamitleyeceğini küresel gözlükle niçin göremiyoruz?</p>
<p>Küresel çevre sorunlarının çözümü konusunda her ülkenin, ça?da? yöntemlerle halkını bilgilendirmesi bir görev olmalıdır. Sanayinin kent içinden uzakla?tırılmasına ve milli parkların gere?i gibi korunup doğal hali ile tutularak toplumun yararlandırılmasına öncelik verilmelidir.</p>
<p>Üçbinlinli yılların insanları için, do?ayla çok daha büyük uyum içinde ya?anacak rüzgârgüneş enerjisinden yararlanacak doğal konut yapımına geçilemez mi? Bu sahada yeni aray??lar içinde olmalıyız. Do?anın intikamının daha büyük olmaması ve acının yoksul ülkelere çektirilmemesi için insanların bir an önce kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor.</p>
<p>Ölümcül etkileri yıllardır sürmekte olan ‘Çernobil’ olayından kim sorumlu? Bugün ‘Çernobil’den on misli daha tehlikeli olacak, radyoaktif artıkların bulunduğu söylenen Sibirya’nın batısındaki Karaçay Gölü, bir saatli bombadan farksızdır. Gölün altında, yaklaşık yüz metre derinlikte be? milyon metreküp radyoaktif tozlardan oluşan kütlenin varlığ? bilinmektedir.</p>
<p>İnsanların yazgıları ile ilgili deh?et dolu olası tehlikelere karşı evrensel yurtta? girişimlerinin etkinli?i attırılmalıdır.</p>
<p>Hepimizin paylaşt??? bu dünyay?, bu gezegeni gelecek ku?aklara kirli ve çirkin bırakmaya hakkımız var m?? Gelece?e bir borcumuz yok mu? Hatalarımızın bedelini henüz do?mam??lara ödetmemeliyiz.</p>
<p>Do?a ananın yasalarına yeterince duyarlılık göstermeli ve doğal afetlerini ciddiye almalıyız. Do?al zenginliklerle dolu olması gereken bir dünyadan daha fazla yoksun olmamalıyız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/cevre-kirliligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Notebook&#8217;ta Çifte ?ans</title>
		<link>http://www.frml.org/notebookta-cifte-sans.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/notebookta-cifte-sans.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 07:52:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[Crea Bilgisayar ve TTNet ayda 29.00 TL&#8217;ye notebook kampanyası düzenledi. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="387420090706121136639" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2009/07/387420090706121136639.jpg" alt="" width="150" />Crea Bilgisayar ve TTNet ayda 29.00 TL&#8217;ye notebook kampanyası düzenledi. Kampanya için ilk planlanan sat?? rakam?, daha ikinci haftada yakaland?.<br />
CREA ve TTNet, iki farklı kampanya ile aboneleri CREA Netbook sahibi yapıyor. Böylece hem de evde, i?te, seyahatte, tatilde, kablosuz TTNet Uçan ?nternet keyfi imkanı sunuyor.</p>
<p>Yenilikçi tasarımlarıyla dikkat çeken Crea’nın küçük ama marifetli Netbook serisinden Minic J100’e Crea ve TTNet güvencesiyle 24 ay taksitle sahip olunabiliniyor. CREA ve TTNet’nın ba?latt??? yaza özel kampanya ile ayda 29,90 TL ödeyerek, bütçenizi zorlamadan, hafif ve ??kl??? ile öne çıkan bir CREA Netbook sahibi olunabiliyor.</p>
<p>Okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatilinde gençlerin bilgisayar sahibi olmasını ve TTNet kalitesiyle ?nternet keyfi sürmesini kolaylaştırmayı hedefleyen bu avantajlı kampanyalardan ister yeni abone olsun ister eski abone olsun bütün TTNet müşterileri faydalanabiliyor.</p>
<p>NETBOOK’LU UÇAN ?NTERNET KAMPANYASI</p>
<p>17 Haziran – 15 Temmuz tarihleri arasında geçerli olacak “NETBOOK’LU UÇAN ?NTERNET” kampanyası sayesinde ayda 45,99 TL taksitle bir CREA Minic J100 Netbook sahibi olurken aynı zamanda Uçan ?nternet Modem, Aylık 250 MB Mobil ?nternet, Aylık 600 dakika TTNet Wi-Fi ve Avea SIM kart (data hatt?) da abonelere sunuluyor. Stoklarla sınırlı bu avantajlı kampanyadan faydalanabilmek için 24 aylık abonelik taahhüdünü ve Avea abonelik sözle?mesinin imzalanması gerekiyor.</p>
<p>“NET PAKETL? OL, CREA NETBOOK SAH?B? OL” KAMPANYASI</p>
<p>17 Haziran – 15 Eylül 2009 tarihleri arasında geçreli olacak “NET PAKETL? OL, CREA NETBOOK SAH?B? OL” kampanyası ile ayda sadece 29.90 TL ödeyerek bir CREA Minic J100 Netbook sahibi olunabiliyor. Üstelik taksit tutarı aylık ADSL kullanım faturasına dâhil ediliyor. Bu kampanya stoklarla sınırl?.</p>
<p>Yeni kampanyalar hakkında açıklama yapan CREA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ?LER?SOY, küresel krize ve sektördeki daralmaya rağmen Netbook pazarının 2009’da bu ve benzeri kampanyalarla büyüyerek artaca??n?, TTNet ile yapacakları dev kampanya ile mevcut ve yeni abonelerin uygun ko?ullarla Netbook sahibi olma fırsatını bulacaklarını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/notebookta-cifte-sans.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

