<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>FRML &#187; Kadın</title>
	<atom:link href="http://www.frml.org/k/kadin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.frml.org</link>
	<description>First Retail Mark-up Language</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2012 12:42:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>aşeriyorum</title>
		<link>http://www.frml.org/aseriyorum.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/aseriyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 04:53:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=10711</guid>
		<description><![CDATA[Aşerdişinizimi hissediyorsunuz, veya hamile iken söylenen hurafelerimi inanıyorsunuz, oysaki aşermek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşerdişinizimi hissediyorsunuz, veya hamile iken söylenen hurafelerimi inanıyorsunuz, oysaki aşermek vücudun dengesinin bozulmasıyla oluşan bir durum, aşeriyorum die sürekli birşeyler yemek, veya hergördüğünüz şeyden tatmak size yarardan çok zarar verecektir, işte size uzman önerileri..</p>
<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/541398_detay.jpg" rel="lightbox[10711]"><img class="alignright size-full wp-image-10712" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/541398_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>Beslenme uzmanları aşermenin, gıdanın kendisine değil, vücutta yarattığı etkiye yönelik olduğunu söylüyorlar. Ayrıca beslenme şeklinizdeki bir dengesizlikten de ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Örneğin tahıl açısından zengin bir diyetle besleniyorsanız, yağ ve tatlılara karşı aşırı bir arzu duymaya bağlayabilirsiniz; ya da protein açısından zengin bir beslenme şekli, gene şeker yeme istediğini, bol şeker tüketimi de, tuzlu yeme arzusunu artırabilir. Pek çok kadın, hamilelik esnasında tat ve koku alma duyularında değişiklik gözlemler. Örneğin, bazı kadınlar hamileliğin ilk safhalarında ağızlarında metalik bir tat olduğundan bahsedebilir. Bu türden değişiklikler de, bazı besinlere duyulan isteği ve diğerlerine duyulan isteksizliği açıklayabilir.</p>
<p>Aşerme, bazı kadınlarda duyguların bilinç seviyesindeki, ya da bilinç altındaki karışlığı şeklinde de ortaya çıkabilir. Örneğin çocukluğunuzda sevdiğiniz bir şeyi yemek isteyebilir, ya da din veya kültürünüzle özel bir bağlantısı olan bir besini tüketmek isteyebilirsiniz. Özellikle de hala aynı çevrede yaşıyorsanız. Alışılagelmedik gıdaları arzulamanız, hamile olmak gibi özel bir duruma dikkat çekmek için kullandığınız size özel bir yol olabilir.</p>
<p>Hamilelik sırasında, aşermenin aksi bir durum da meydana gelebilir. Yani kahve ve alkol, ya da kızartma gibi bazı yiyecek ve içeceklere karşı isteksizlik oluşabilir. Bu, çoğunlukla mide bulantıları sebebiyle olur.</p>
<p>Tüm bunların yanı sıra ortaya çıkabilecek bir diğer durum da tıpta pika olarak adlandırılmaktadır. Pika, yenilebilir olmayan, sabun, macun, toprak gibi maddeleri yeme arzusudur.</p>
<p>BESLENMEDE ÇELİŞKİLER</p>
<p>Gebelik esnasında yaşanan aşerme durumu bazen etik problemlere de sebep olabilir. Örneğin pek çok vejetaryen kadında ete olan isteğin arttığı gözlemlenmiştir. Hamilelikte vücudun proteine olan ihtiyacı artar. Belki de bu nedenle bu tür bir arzu, vücudun gönderdiği bir mesaj olarak algılanabilir. Buna cevap olarak bazı kadınlar sadece hamilelik boyunca da olsa et yemeye başlarken, bazıları da balık ve baklagillerle bu açığı kapamaya çalışırlar. Daha çok yumurta ve peynir yiyip, süt içmek de aldığınız proteini artırmanın iyi bir yoludur.</p>
<p>AŞERMEDEN BAHSEDERKEN, ÇİKOLATADAN BAHSETMEMEK OLMAZ</p>
<p>Hamilelikte çokça arzulanan çikolata, vücutta karmaşık biyokimyasal tepkimelere sebep olabilir. Cosmotürk&#8217;teki habere göre, çikolata, özellikle de bitter çikolata, zengin bir magnezyum ve demir kaynağıdır. Bu nedenle, eğer canınız çikolata çekiyorsa, bu hafif bir kansızlığın belirtisi olabilir. Bu mineralleri içeren daha tatlı gıdalar, magnezyum için hurma, incir, yemişler; demir için de kırmızı et, yumurta, fasulye ve yulaftır.</p>
<p>Çikolata yemek, beyinde kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan kimyasalların salgılanmasını sağlar. Ayrıca bir anda şeker yüklemesi de yaptığından, kendinizi yorgun ve depresif hissediyorsanız, kısa zamanda daha iyi hissetmenizi sağlar. Ancak çoğu çikolatada fazlaca katkı maddesi bulunduğundan, organik çikolatayı tercih etmek, ya da daha sağlıklı bir alternatif bulmak iyi olabilir.</p>
<p>Kendinizi iyi hissetmek için yapabileceğiniz bir diğer şey de, düzenli egzersiz ve rahatlama teknikleridir. Ayrıca depresyondaysanız bir terapiste de başvurabilirsiniz.</p>
<p>PROBLEMİNİZ AŞERMEK DEĞİL DE, BAZI BESİNLERE İSTEKSİZLİK DUYMAK OLAB?L?R.</p>
<p>Beslenme planınız pek çok farklı besini içereceğinden, bu çok büyük bir problem yaratmayacaktır. Ancak eğer beslenmeniz açısından değerli besleyenler içeren bir gıdaya karşı isteksizlik duyarsanız, bunun yerini alabilecek başka bir gıda bulmaya çalışın. Böylece herhangi bir vitamin ve mineral eksikliği söz konusu olmaz.</p>
<p>NE YAPABİLİRİM?</p>
<p>Aşerdiğinizde, arzu duyduğunuz gıdayı yemekte sakınca yoktur. Ancak önemli olan bunu abartmamaktır. Eğer tek bir besinden bol miktarda tüketirseniz, muhtemelen diğer yemeniz gerekenleri yemiyorsunuz demektir. Bu da, zaman içerisinde ihtiyacınız olan besleyenleri alamamanıza sebep olabilir.</p>
<p>Bir hafta kadar bir beslenme günlüğü tutup, ne kadar dengeli beslendişinizi inceleyin. Eğer diyetiniz yetersizse, doktorunuza danışın.</p>
<p>Eğer aslında yenmeyecek şeylere karşı bir ilgi görürseniz, bunları yeme isteğinizi bastırmaya çalışın ve kendinizi yenebilir bir besinle ödüllendirin. Kendinize pika durumunun geçeceğini ve endişelenmemeniz gerektiğini söyleyin. Ancak bu durumun sizi iyice rahatsız ettiğini hissederseniz, o zaman doktorunuza danışın. Bazen pika, altta yatan başka bir fiziksel ya da akli rahatsızlığın göstergesi olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/aseriyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>doğum sonrası dikkat edilmesi gerekenler</title>
		<link>http://www.frml.org/dogum-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/dogum-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 01:53:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=10702</guid>
		<description><![CDATA[Doğumda vücut tamamen açıldığı için, esnediği için iyi bakım gereken ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğumda vücut tamamen açıldığı için, esnediği için iyi bakım gereken bir dönem lohusalık dönemidir, lohusalık döneminde çok dikkatli olunması gerekiyor, temizlik, hijyen, cilt bakımı, yaraların, dikişlerin bakımı itinayla yapılmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/lohusalık-bakımı.jpg" rel="lightbox[10702]"><img class="alignright size-medium wp-image-10703" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/lohusalık-bakımı-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><br />
Doğumdan sonraki 6 haftalık (42 gün) döneme lohusalık dönemi denir. Bu dönemde vücut tekrar gebelik öncesi haline döner.</p>
<p>Tromboflebit (Toplardamar iltihabı)</p>
<p>Toplardamarların pıhtı ile tıkanmasıdır. Özellikle bacaklarda çoğu kez kramp ?i?me kızarma hafif ate? ve hassasiyet görülür. Bu durumda:<br />
Mutlaka doktor gözetimine girin.<br />
Doğumdan sonra erken hareket edin fakat 6 hafta a??r i?ler yapmayın.<br />
Ağrılı baca?? yastıklarla yükselterek istirahate alın.<br />
Ağrılı bölgeye sıcak havlu ile pansuman yapın.</p>
<p>Kabızlık</p>
<p>Lohusalıkta karın ve boşaltım kaslarının aşırı gerilip esnekliğini kaybetmesi sonucu kabızlık oluşur.<br />
Bol sıvı alın.<br />
Bol sebze meyve kepekli ekmek kuru erik ve kayısı yiyin.<br />
Yeterince hareket ederek bağırsaklarınızın çalışmasını sağlayın.<br />
Her gün aynı saatte tuvalete çıkma al??kanlı?? edinin.<br />
Eğer aya?a kalkamıyorsanız yattığınız yerde kol ve bacaklarınızı hareket ettirin sık sık pozisyon değiştirin.</p>
<p>Lohusalık Hummas?</p>
<p>Doğum kanalının iltihaplanmasıdır. Doğumdan 24 saat sonra yüksek ateş karnın alt kısmında a?n ve hasasiyet ba?a?rısı ve kokulu akıntı gibi belirtiler verir. Bu durum ciddidir görüldü?ünde hemen en yakın sağlık kurulu?una ba?vurun.</p>
<p>Dış Üreme Organlarının Temizli?i (perine bakımı)</p>
<p>Lohusalık döneminde dış üreme organlarının bakımı ?arttır.<br />
Doğum sonrası dış üreme organlarını kuru ve temiz tutun.<br />
Tuvaletten önce ellerinizi mutlaka yıkayın.<br />
Her tuvalete gittişinizde antiseptik solüsyon kullanın.<br />
Tuvalet temizliğini mikrop bula?masını önlemek için üreme organlarından makata doğru yapın.<br />
Her tuvaletten sonra ellerinizi mutlaka yıkayın.<br />
Eğer pamuk kullanıyorsanız gazlı beze sarın ve mümkünse hazır pet kullanın.</p>
<p>Do?an Bebeğiniz İçin Neler Yapabilirsiniz?</p>
<p>Dünyaya gözlerini açan bebek her yönüyle anneye muhtaçtır. Bebekler hızlı bir büyüme ve gelişme içinde olduklarından sağlıklı olarak büyüyüp gelişmeleri iyi bir bakımla sağlanır.Bu bakım:</p>
<p>Göbek Bakımı:<br />
Bebeklerde yeterli göbek bakımı yapılmaması ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara neden olabilir. Bunu önlemek için:<br />
Bebe?e mikrop bulaştırmamak için elerinizi yıkayın.<br />
Mersollü veya alkollü bir pamukla göbek kordonunu ve çevresini iyice silin.<br />
Göbek kordonunu içine alacak biçimde hazır sargı bezi veya ütülenmi? bir bez ya da tülbentle göbeği sarın.<br />
Göbeğe kesinlikle lokumhamurpudra gibi şeyler koymayın.<br />
Bebeğinizi göbeği dü?ünceye kadar silerek temizleyin ve göbeği dü?dükten sonra banyo yaptırın<br />
Eger göbek ve çevresi kızarık şiş ve göbekten akıntı geliyorsa en yakın sağlık kurulu?una ba?vurun.</p>
<p>Doğumdan sonraki 3-4 gün boyunca pıhtılı kanamanız olacaktır. Daha sonra kanama miktarı azalacak geçen günlerle birlikte rengi açılarak yerini sarı-beyaz renkli bir akıntıya bırakacaktır. Bu akıntı ise hemen hemen lohusalığın sonuna kadar devam edecektir.</p>
<p>Doğum sonrasında dikkat edilmesi gerekli hususlar şu şekilde özetlenebilir:</p>
<p>• Rahim Masajı: Karnınıza bastırdığınızda rahminizi hissedebilirsiniz. Doğumda göbek hizasında olan rahminiz hergün 1-2 cm kadar küçülür ve 2. haftada ele gelmez olur. İlk günlerde daha sık olmak üzere günde 8-10 kez rahim tepesine biraz kuvvetlice yapacağınız 20-30 sn süreli ovma hareketi rahminizin küçülmesini hızlandırır. Bu sayede hem kanamanız az olur hem de enfeksiyon gelişme riski bertaraf edilmi? olur. Bu masajlar esnasında bir miktar ağrı hissedebilirsiniz ve siz masaj yaptıkça rahminizin sertle?ti?ini hissedersiniz.</p>
<p>• A?r?: Doğum ve sezeryan sonrasında dönem dönem ağrı hissedebilirsiniz. Çok ?iddetli olmadıkça size reçete edilen a?rı kesicilerden günde 3-4 kez alabilirsiniz. Doğum sonrası dikiş yerlerinizdeki a?rı özellikle oturdu?unuz zamanlarda sizi rahatsız ediyorsa reçetedeki kremi diki? kenarlarına sürebilirsiniz. Sezeryan sonrasında ise birkaç hafta boyunca diki? kö?elerinin biraz daha üst kısmında ağrı hissedebilirsiniz.</p>
<p>• Ateş ve Terleme: Doğum sonrasında hafif ateşiniz olabilir. Ayrıca bol terleme ve sık sık idrara gitme ile vücudunuzda biriken suyu atarsınız. Eğer 38 ° C üzerinde ateşiniz olursa önce göğüslerinizi yoklayın. Göğüslerde süt birikmesi (göğüslerin aşırı sert ve hassas olması ile anlaşılır) ate?e neden olabilir. Böyle bir durumda göğüslerinizi yumu?ayıncaya kadar tirle (meme pompası) yardımı ve masajla bo?altın. 1 saat sonra ate? halen yüksek ise önemli bir duruma işaret ediyor olabilir.</p>
<p>• Yara Yerlerinin Bakımı: Normal doğumlarda yapılan dikişlerin iyileşmesinde iki hususa dikkat etmelisiniz. Temizlik ve kuruluk. Size reçete edilen tentürdiyot benzeri sıvıyı 1 lt. Pet şişe su ile kar??tınız ve daima ağzı kapalı bir şekilde muhafaza ediniz. Her tuvaletten sonra temiz bir pamuğu bu su ile bolca ıslatarak genital bölgenizi önden arkaya doğru silin ve pamuğu atın. Bu uygulamaya bir hafta &#8211; 10 gün devam edin. Sık sık pet değiştirerek genital bölgenin temiz ve kuru kalmasını sağlayın.</p>
<p>Sezeryan sonrasında ise günde bir kez temiz bir pamuk yardımıyla bu solüsyonla yara yerini silin (solüsyonu sulandırmadan). Bir haftalık uygulama yeterli olacaktır.</p>
<p>• Beslenme: Lohusalık döneminde beslenme gebelikteki gibidir. Bol sıvı almayı ihmal etmeyin. Gaz yap?cı gıdaları yemeyin. Ayrıca doğumla birlikte oluşan kanamanın getireceği eksikliği gidermek ve sütünüzün kalitesini artırmak bakımından demir-vitamin haplarınıza en az 3 ay kadar daha devam etmelisiniz.</p>
<p>• Hareket: İster sezaryenle isterseniz normal yolla doğum yapın eve gittişinizde kendinizi yatağa bağlamaktan kaçının. şüphesiz istirahat edeceksiniz ama uzun süre yatmanın damarlarda pıhtı oluşması gibibir takım riskleri de beraberinde getireceğini hatırınızda tutun. Kendinizi ne kadar çabuk yataktan kurtarırsanız o kadar çabuk iyileşirsiniz. Normal doğumdan bir hafta sonrasından itibaren hafif egzersizlere ba?layın ve özellikle karın kaslarınızı kalça ve sırt kaslarınız kuvvetlendirici egzersizler yapın.</p>
<p>Sezaryen sonrası 6 ay boyunca dikişlerinizi zorlayıcı hareketlerden ve ağır eşyaları (su dolu kova a??r valiz koltuk gibi) kaldırmaktan kaçınmalısınız. Ayrıca ilk birkaç hafta boyunca öksürürken doğrulurken ellerinizle dikişlerinizi destekleyin (Ama kolay kolay açılmayacak kadar sağlam olduğunu da bilin).</p>
<p>• Banyo: Normal doğumdan sonra eve gittişinizde sezeryan sonrasında ise 7. günde banyo yapabilirsiniz. Tüm lohusalık dönemi boyunca banyonuzu ayakta duş şeklinde yapın ve küvete ve havuza girmeyin.</p>
<p>• Özel yaşam: Lohusalık bir iyileşme dönemidir. Bu nedenle lohusalığın sonuna kadar iliİki sakıncalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/dogum-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gebe iken grip olmak</title>
		<link>http://www.frml.org/gebe-iken-grip-olmak.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/gebe-iken-grip-olmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2011 22:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=10531</guid>
		<description><![CDATA[Grip en muzmin hastalıklardandır, özellikle son yıllarda domuz gribi, ku? ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Grip en muzmin hastalıklardandır, özellikle son yıllarda domuz gribi, ku? giribi gibi enfeksiyonlarında de?i?mesi sebebiyle oldukça tehlikeli hale gelmiştir, hamile bayanlarda özellikle grip tehlikeli bir hastalıktır, son oluşan muzmin enfeksiyonlardan  korunmaya özen göstermelisiniz.</p>
<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/8965010.jpg" rel="lightbox[10531]"><img class="alignright size-full wp-image-10532" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/8965010.jpg" alt="" width="250" height="187" /></a></p>
<p>Gebe iken grip olmak ve güncel grip salgını özelinde &#8220;domuz gribi&#8221; olmak potansiyel olarak tehlikeli bir durumdur. Gebe iseniz ve &#8220;domuz gribi&#8221; geçirmekte olan birisi ile yakın temasta olduysanız hemen doktorunuzla temasa geçiniz.Böyle bir durumda doktorunuz bu virüse karşı etkili olduğunu bildi?imiz oseltamivir (Tamiflu®) bağlayabilir.Bu ilacın belirtiler ba?ladıktan sonra en geç 48 saat içinde ba?lanması gerekmektedir.?laca bağlamak için testlerin sonucunu beklemeye gerek yoktur. Tamiflu&#8217;nun gebelik kategorisi &#8220;C&#8221; dir. Önerilen tedavi süresi 5 gündür.</p>
<p>Domuz gribinin gebe iken geçirilmesinin özel olarak ne gibi problemler yarattığı bilinmemektedir.Fakat mevsimsel gribin komplikasyonlarını geli?tirme riskini taşıyan herkesin (dolayısı ile gebelerin de) domuz gribine ba?lı olarak komplikasyon geli?tirme riski olduğu kabul edilmektedir.Gebelik kalp ve akciğerlere ilave yüklerin bindi?i bir dönemdir, ayrıca gebelik sırasında bağışıklık sistemi de zayıflamaktadır.Tüm bunlar gebelik sırasında grip olma ve grip olduğunuzda komplikasyon geli?tirme riskinizi artırmaktadır.Geli?ecek zatürre gibi ciddi komplikasyonlar; düşük, erken doğum gibi gebelik problemlerinin oluşmasına neden olabilir.</p>
<p>Domuz gribinin (H1N1 gribi) belirtileri ,mevsimsel gripten farklı değildir :ate?, öksürük, bo?az a?rısı ,eklem ve kas ağrıları çok tipiktir. Ayrıca nezle hali, ishal de görülebilmektedir.Pek çok ilaçta olduğu gibi, Tamiflu®da da gebelik sırasında kullanım hakkında %100 güvence verecek bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır.Fakat gebe olupta gribe yakalananlarda bu ilacın kullanımının getireceği potansiyel tehlikeler; grip komplikasyonlarının oluşturaca?? risklerden muhtemelen çok daha azdır. Gebe iken grip olduğunuz takdirde doktorunuz önerdi?i takdirde bu ilacı kullanmaktan çekinmeyiniz.Ayrıca istirahat etmeyi ve bol sıvı almayı da unutmayınız.</p>
<p>Gebeli?in erken döneminde yüksek ateş ,do?umsal sakatlıkların görülme riskini artırmaktadır.Bu kanıtlanm?? bir bilimsel gerçektir.Bu nedenle gebeli?in erken döneminde grip gibi ateşi yükselten bir hastal??a yakaland???nız takdirde  ateşinizin &#8220;parasetamol&#8221; gibi gebelikte kullanılması emniyetli bir ate? düşürücü ile kontrol altına alınması çok önemlidir.?lave olarak folik asit içeren multivitamin preparatları kullanılmalıdır.</p>
<p>Doğum sırasında da &#8220;yüksek ateş&#8221; istenmeyen bir durumdur ve mutlaka kontrol altına alınmalıdır.Doğum eylemi sırasında yüksek ateş olması :  bebekte havale geçirmeye , ensefalopati oluşmasına, serebral palsi (beyin felci) ve ölüme neden olabilmektedir.Bu yüzden ate? mutlaka kontrol altına alınmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/gebe-iken-grip-olmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>makyaj yapan bayanlar okumalı</title>
		<link>http://www.frml.org/makyaj-yapan-bayanlar-okumali.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/makyaj-yapan-bayanlar-okumali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2011 10:49:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=10466</guid>
		<description><![CDATA[Bayana makyaj kesinlikle yakışmaktadır, bakımlı olmak istiyorsanız, kesinlikle çok olmasada ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayana makyaj kesinlikle yakışmaktadır, bakımlı olmak istiyorsanız, kesinlikle çok olmasada bir göz kalemi çekerek evde, yada dışarı çıkarken zerafetinizi korumalısınız, çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır bu sözü kesinlikle unutmamalısınız. Fakat kozmetik ürünlerdede dikkat edilmesi gereken noktalar var işte size kozmetik ürünleri doğru kullanım önerileri.</p>
<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/yaz-makyaji.jpg" rel="lightbox[10466]"><img class="alignright size-medium wp-image-10467" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/yaz-makyaji-246x300.jpg" alt="" width="246" height="300" /></a></p>
<p>Her bayan a?a?? yukarı haftada yada ayda bir kere makyaj yapar, güzel görünmek için aldığı kozmetik ürünleri kullanır. Öyle ki bu kozmetikler tüm bayanların vazgeçilmezleri haline gelmiştir. Kadınlar saclarını yapmadıkları fön çektirmedikleri veya taramadıkları zaman , saçları ?ekil almad??? zaman ve makyaj yapmadıkları zaman kendilerini çok kötü hissederler.</p>
<p>Yapılan araştırmalar sonucunda makyaj yapan bir kadının 515 adet kimyasalı üzerinde ta??d??? belirlendi. Uzmanlar bu kimyasalların pek çok rahatsızlığa neden olacağın?, vücudu yıpratacağını söylüyor.</p>
<p>Oje, far, allık, fondoten, saç spreyi, deodrant, brozla?tırıcı krem, ?ampuan gibi ürünlerin üzerinde yapılan araştırma korkunç sonuçları da ortaya çıkarıyor. Özellikle de günlük hayatta kadınların sürekli kullandığı ürünlerin kısırlık, kanser gibi hastalıkları beraberinde getirebileceği de araştırmadan çıkan bir başka sonuç.<br />
Ruj, oje, parfüm, deodorant, vücut losyonu, saç spreyi, fondöten gibi ürünlerin kimyasal analizini yapan yeni bir araştırma tüyler ürperten sonuçlar ortaya koydu. Ara?tırmaya göre bu malzemeler birçok kadın için günlük hayatın bir parçası olsa da sağlık açısından büyük bir riski de beraberinde getiriyor.<br />
Deodorant üreticisi Bionsen tarafından yapılan araştırmaya göre, bu kozmetik ürünlerini kullanan bir kadının vücudu her gün 515 kimyasal maddeye maruz kalıyor. Bu kimyasal maddeler alerjiden, hormon bozuklu?una, do?urganlık sorunlarından kansere kadar birçok rahatsızlığa neden olabiliyor.</p>
<p>HANG? ÜRÜN, NEYE NEDEN OLUYOR?<br />
*?AMPUAN: Tahri?, kaşınt?, göz hasarı<br />
*FAR: Kanser, kısırlık, hormonal bozukluk, organlarda tahribat.<br />
*RUJ: Alerji, kanser<br />
*OJE: Do?uranl??? azaltabilir, hamilelikte bebek gelişimini etkileyebilir.<br />
*PARFÜM: A??z, bo?az ve gözlerde tahri?, mide bulantısı, böbrek sorunları.<br />
*BRONZLA?TIRICI KREMLER: Kurde?en, tahri?, hormonal bozukluk.<br />
*SAÇ SPREY?: Alerji, gözler, burunda tahri?, hücre yapısında bozulma.<br />
*ALLIK: Kurde?en, tahri?, hormonal bozukluk.<br />
*FONDOTEN: Alerji, kanser.<br />
*DEODRANT: Ciltte ve akciğerlerde tahri?, ba? a?rısı, solunum problemleri.<br />
*YÜZ KREMLER?: Mikrobik bula?malara sebep oluyor, ciltteki yararlı bakterileri öldürüyor.</p>
<p>NASIL KORUNAB?L?R?Z?</p>
<p>* Çocuk ve gençlerin kozmetik kullanmaması, cilt kurulu?u ve güneşten korunmak için dermatolog önerisiyle ürün alması gerekiyor.<br />
* Saç ve vücut temizliğinde Ph’? 5.5 olan nötr ?ampuan ve sabunlar, bunların bulunmad??? durumlarda boya ve parfüm içermeyen doğal beyaz sabun öneriliyor.<br />
* Güne?e çıkarken kozmetik kullanılmaması, sadece 30 faktör ve üzerinde koruma faktörü içeren ürünler kullanılması yararlı bulunuyor.<br />
* Aynı anda üst üste çeşitli kozmetik kremler sürülmesi yerine, uygun olan tek ürün kullanılmalıdır deniyor.<br />
* Cilt bakımı için boya ve parfüm içermeyen ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor.<br />
* Bitkisel kozmetiklerin daha az zararlı olduğu veya alerji yapmayaca?? dü?üncesinin yanl??l???na dikkat çekiliyor.<br />
* Çocu?a makyaj malzemenizi kullandırtmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/makyaj-yapan-bayanlar-okumali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>beren saat makyajsız hali</title>
		<link>http://www.frml.org/beren-saat-makyajsiz-hali.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/beren-saat-makyajsiz-hali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jul 2011 22:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=10422</guid>
		<description><![CDATA[Ünlüler herzaman  tv karşısında güzel ve bakımlılardır, bu güzelliğin sırrı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlüler herzaman  tv karşısında güzel ve bakımlılardır, bu güzelliğin sırrı genelde makyaja ba?lıdır, herzaman söylediğimiz parola çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır, şimdi ise  Beren Saat in makyajsız halini görelim.</p>
<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/1269934938.jpg" rel="lightbox[10422]"><img class="alignright size-full wp-image-10423" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/1269934938.jpg" alt="" width="272" height="204" /></a></p>
<p>Beren saat makyajsız hali herkesin merak konusu olabilir. KANALD aşk-? memnu ve fatmagül ün suçu ne  dizilerinde  başrollerinden beren saat yani bihter kameralar karşısında çok güzel ve modada takip edilen genç kızların idolü gibi gözüküyor.<br />
Beren Saat&#8217;in makyajsız hallerini görmek ister misinizı Gerçekten çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır.<br />
Behlül e?er bihteri bu makyajsız halde görseydi o kadar risk almazdı sanırım:)<br />
beren saat makyajsız halleri aşağıdadır. Beren makyajı nasıl yapılır dediğimizde ise çok güzel bi makyaj tarzı var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/beren-saat-makyajsiz-hali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kadın vedaları</title>
		<link>http://www.frml.org/kadin-vedalari.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/kadin-vedalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jul 2011 13:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=10392</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar hüzünlü vedalar, ya?lı gözler ve mutsuz varlıklar olarak bilinirler, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar hüzünlü vedalar, ya?lı gözler ve mutsuz varlıklar olarak bilinirler, oysaki kadınların iç dünyaları daha farklıdır..</p>
<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/1230108577veda.jpg" rel="lightbox[10392]"><img class="alignright size-medium wp-image-10393" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/1230108577veda-300x276.jpg" alt="" width="300" height="276" /></a></p>
<p>Kadının vedası devrim gibidir,,,, tüm yenilikleri getirir,, erkeğin vedası ise ,, darbe gibidir bütün güzellikleri bitirir&#8230; İşte kadın ile erkek arasındaki fark&#8230;</p>
<p>Bir gün, gözleri ya?lı bir kadını u?urlarken…</p>
<p>Kahkahalarla gülermi? kadınlar, güldüklerinden çok a?larlarm??,<br />
h?çkırıklarla a?ladıklarından çok beklerlermi?, sabırla beklediklerinden çok<br />
umarlarm??, umduklarını bulamazlarm??, bulamadıkça a?larlarm??…</p>
<p>Güle oynaya gelirmi? kadınlar, geldiklerinden çok giderlermi?, hızla,<br />
h???mla, kararlılıkla, kesinkes gittiklerinde arkalarına bakmazlarm??, hiç<br />
bakmazlarm?? ama hep düşünürlermi?, düşünürken üzülürlermi?, üzüldükçe iç<br />
çekip a?larlarm??…</p>
<p>Ba?larlarm?? kadınlar, ba?ladıklarından çok bitirirlermi?…<br />
Ancak az?cık sezilebilir; sakin ama büyük vedalar ederlermi?, kocaman<br />
kocaman ?slak hatıralarla…<br />
Unutmadıkları için hiçbir şeyi… Gözleri sinema perdesi gibi..</p>
<p>EN BÜYÜK GERÇEK ÖLÜM<br />
O an, hayattaki en büyük gerçeğin ölüm olduğunu anlıyoruz. Kötülüklerimiz, h?rslarımız, ko?turmalarımız, savaşlarımız bir anl???na mola veriyor. Her şeyden vazgeçer gibi oluyoruz. Çünkü esiri olduğumuz o hayatların aslında bizim olmadığının farkına varıyoruz. Bir an&#8230; Sonra ya?am yine öne geçiyor ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. Unutarak&#8230; Bir sonraki kayıpta kendimizle yeniden yüzle?ene kadar. Çünkü her ölüm bizi kendi ya?am?mızla yüzle?tiriyor. Çünkü bir başka ölüm bize hayatın ne kadar boş ve anlamsız olduğunu gösteriyor. Bir an&#8230; Kavgalar&#8230; Peşinde ko?tu?umuz amaçlar&#8230; Yar??lar&#8230; Dedikodular&#8230; Güzellikler, çirkinlikler&#8230; Olmak için sarf ettiğimiz çabalar&#8230; Kırdıklarımız, toparladıklarımız&#8230; Ardımızda bırakıp unuttuklarımız&#8230; Kendimiz, sevdiklerimiz&#8230; Çocuklarımız&#8230; Geleceğimiz&#8230; Pahalı evlerimiz, arabalarımız, lükslerimiz, gençliklerimiz, güzelliklerimiz&#8230; Ve hepsi. Ve hepsi bir masal bu hayatta. Bunu anlıyoruz. (&#8220;Gördünüz mü?&#8221; diyordu biri; &#8220;Kadının o kadar parası vardı ama öldü i?te!&#8221; Sanki paramız, sanki güzelliğimiz, sanki gençli?imiz bizi ölümsüz kılacakm?? da olmamış gibi&#8230; Oysa ya?amın insanı e?itledi?i tek yer, o e?ik değil mi?) Milliyet Gazetesi&#8217;nde Psychology Today dergisinde geçen yıl yayınlanan bir araştırmanın sonuçları yer alıyordu. Psikoloji profesörü John Lucas ünlü, mutlu, güzel ve genç insanların ölümlerinin diğer insanlara kendi ölümlerini hatırlatt???nı açıklam??. Doğru değil mi? Günlerdir Ceyla Gölcüklü ile ilgili haberleri izlerken bu duygu hiç içinizden geçmedi mi! Kendi ölümünüzü, ölümlülü?ünüzü, yaptıklarınız?, yapamadıklarınız?, eksiklerinizi, fazlalıklarınızı hiç dü?ünmediniz mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/kadin-vedalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>pierre cardin eşarp</title>
		<link>http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jul 2011 13:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=10137</guid>
		<description><![CDATA[pierre cardin eşarp, türbanlı bayanların tesettürlü,  sosyete bayanların daha fazla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>pierre cardin eşarp, türbanlı bayanların tesettürlü,  sosyete bayanların daha fazla tercih ettiği, oldukça kaliteli, şık ve modern çizgilerle, farklı dizaynlarla bayanlara sunulan ipek eşarplar, yazlık k??lık türban modelleri oldukça hoş , işte size pierre cardin eşarp modelleri..</p>

<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_799117' title='pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_799117'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_799117-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_799117" title="pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_799117" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_320371' title='pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_320371'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_320371-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_320371" title="pierre-cardin-esarp-yeni-sezon_320371" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardin-esarp-modelleri-300x300' title='pierre-cardin-esarp-modelleri-300x300'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardin-esarp-modelleri-300x300-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre-cardin-esarp-modelleri-300x300" title="pierre-cardin-esarp-modelleri-300x300" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardin-esarp-modelleri-6' title='pierre-cardin-esarp-modelleri-6'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardin-esarp-modelleri-6-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre-cardin-esarp-modelleri-6" title="pierre-cardin-esarp-modelleri-6" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardin-esarp-modelleri-2' title='pierre-cardin-esarp-modelleri-2'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardin-esarp-modelleri-2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre-cardin-esarp-modelleri-2" title="pierre-cardin-esarp-modelleri-2" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardinesarp4-9065' title='pierre-cardinesarp4-9065'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardinesarp4-9065-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre-cardinesarp4-9065" title="pierre-cardinesarp4-9065" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardin-basortusu-modelleri-300x300' title='pierre-cardin-basortusu-modelleri-300x300'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardin-basortusu-modelleri-300x300-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre-cardin-basortusu-modelleri-300x300" title="pierre-cardin-basortusu-modelleri-300x300" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/pierre-cardin' title='pierre cardin'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/pierre-cardin-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="pierre cardin" title="pierre cardin" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/images-99' title='images'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/images29-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="images" title="images" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/b5wqqeqrc9nfynnab' title='b5wqqeqrc9nfynnab'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/b5wqqeqrc9nfynnab-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="b5wqqeqrc9nfynnab" title="b5wqqeqrc9nfynnab" /></a>
<a href='http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/b5wqq73u7rwuuynxf' title='b5wqq73u7rwuuynxf'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/b5wqq73u7rwuuynxf-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="b5wqq73u7rwuuynxf" title="b5wqq73u7rwuuynxf" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/pierre-cardin-esarp.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hamileyken diyet yapılırmı</title>
		<link>http://www.frml.org/hamileyken-diyet-yapilirmi.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/hamileyken-diyet-yapilirmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 07:42:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=9829</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte bayanlar genelde çok kilo aldıklarını dü?ünerek veya gerçekten fazla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelikte bayanlar genelde çok kilo aldıklarını dü?ünerek veya gerçekten fazla alınan kiloları daha sonra verememe korkusu ile hamilelikte diyet dü?ünceleri olmaktadır, genelde hamilelliklerde 7 ila 12 kilo alımı normal bir gebelik sürecidir, bunu bütün doktorlar bu şekilde yansıtmaktadırlar, bebeğin gelişimi en önemli olaydır hamilelikte, hamilelikte diyete girmektense dengeli bir şekilde beslenerek hem bebeğinizi hemde kendi sağlığınızı riske atmamamalısınız. şimdi size uzman görü?leri sunuyoruz.</p>
<p><a href="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/gebelik3-347x276.jpg" rel="lightbox[9829]"><img class="alignright size-medium wp-image-9830" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/gebelik3-347x276-300x238.jpg" alt="" width="300" height="238" /></a></p>
<p>Hamileyken diyet yapılır m?? Birkaç farklı uzmanın bu soruyla ilgili görü?lerini sizler için topladık.<br />
Op. Dr. Nevra Topalismailoğlu düşük karbonhidratlı diyetin yeterli miktarda karbonhidrat alımına izin veriyorsa, hem anne hem de bebek için sağlıklı olduğunu belirtiyor. Ancak çok düşük karbonhidrat oranları içeren diyet yapmanız güvenli değildir. Çünkü karbonhidratlar hem enerji elde edilmesini sağlar, hem de ya? fragmanları içerir. Eğer belli oranda karbonhidrat alınmaz ise ya? alımı da normal yoldan olmaz ve keton olarak adlandırılan ya? yıkım ürünleri oluşur. Bu ya? yıkım ürünleri bebeğin beyin ve sinir gelişimine olumsuz etki yapar ve eksik olan enerji ile de sağlıklı büyüyüp gelişmesi sağlanamaz. Dr. Topalismailoğlu ekliyor: “Diyet yapmanız gerekiyorsa, doktorunuzun bilgisi ve kontrolü dahilinde, ancak bir diyetisyenin planlamasıyla yapabilirsiniz.”</p>
<p>Uzm. Dyt. Dilara Koçak gebelik döneminde 9- 12 kg a??rlık kazanımının normal olduğunu; ancak gebeli?e fazla kilo ile başladıysanız 7- 8 kg ile gebeli?i tamamlamanın da mümkün olabildi?ini söylüyor. Eğer ikiz bebek bekliyorsanız ortalama 17- 22 kg a??rlık kazanımı normaldir. Koçak et, süt, meyve,sebze, tahıl ve ekmek besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketmenin, hamilelik döneminde artan besin ö?esi gereksinimini kar??lamanın en kolay ve zahmetsiz yolu olduğunu söylüyor ve “Bebeğinizin gelişimini sağlayabilmek için günlük almanız gereken enerji miktarına 300 kalorilik bir enerji ilavesi yapmanız gerekti?ini biliyorsunuz. Böylelikle gereksinimlerinizi kar??lam?? ve sağlıklı olan düzeyde, vücut a??rl???ndaki art??? sağlamış olursunuz” diyor.</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi uzmanları gebelikte kilo almamak amacıyla özel bir diyetin uygulanmaması gerekti?ini belirtiyorlar: “Bütün anne adayları, bebeğin sağlıklı gelişimi için gebelik döneminde almaları gereken sağlıklı kiloyu almalıdırlar”. Gebe bireylerin gebe olmayan bireylere göre her gün fazladan 2 köfte büyüklüğünde et ya da 2 yumurta, ayrıca 1 bardak süt, 1 dilim ekmek ve 1–2 tane meyve (elma, armut, muz, portakal gibi) yemesi yeterli olacaktır.</p>
<p>Uzm. Dyt. Nesrin Artan ise gebelik döneminde protein, karbonhidrat, ya? gereksinimleri artt???n?; diyetle alınan demir, kalsiyum, çinko, iyot, folikasit, B vitaminleri, A vitamini, D vitamini, C vitamini miktarlarında kişiye özel eklemeler yapılması gerekebildi?ini söylüyor. Bu gereksinimlerin önemli olduğunu; bunların kar??lanmazsa ölü do?um, zihinsel ve bedensel özürlü bebek do?umu, düşük doğum a??rlıklı yada premature (Erken do?um) bebek do?umu gibi hiç istenmeyen sonuçların ortaya çıkabileceğini belirtiyor.</p>
<p>İşte gebelikte yeterli ve dengeli beslenme kuralları</p>
<p>* Hamilelik süresince çay ve kahve tüketimini azaltın. ?çecek olarak ayran, süt ve taze meyve sularını tercih edin.<br />
* Sebze ve meyveleri tüketmeden önce çok iyi yıkayın. Mevsim d??? sebze ve meyveleri tüketmeyin.<br />
* Sigara ve alkol kullanmayın. Sigara içilen ortamlarda bulunmayın.<br />
* Tuz kısıtlaması gerektiren bir durumunuz yoksa yemeklerinizi normal tuzlu tüketin. ?yotlu tuz kullanın.<br />
* Yemek ve salatalarınızda zeytinya?? ve diğer ya?ları (mısırözü, soya, ayçiçek ya?? gibi) kar???k olarak kullanın.<br />
* Hazır yiyecek ve içecekleri ( hazır çorba, meşrubat, hazır meyve suları, et su tablet ) tüketmeyin.<br />
* Haftada 2 gün balık, 2 gün kırmızı et geri kalan günlerde derisiz beyaz et tercih edin.<br />
* Her öğünde her besin grubundan (et grubu, meyve-sebze grubu, süt-yoğurt grubu, ekmek-tahıl grubu) yiyecekler tüketerek beslenmenizde çeşitlilik sağlayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/hamileyken-diyet-yapilirmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ev temizliği nasıl yapılır</title>
		<link>http://www.frml.org/ev-temizligi-nasil-yapilir.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/ev-temizligi-nasil-yapilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2011 07:37:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=9755</guid>
		<description><![CDATA[Ev temizliği özveri isteyen i?lerdendir, özellikle ev  hanımları ev temizlemekle ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ev temizliği özveri isteyen i?lerdendir, özellikle ev  hanımları ev temizlemekle zamanlarının  çoğu gitmektedir, oysaki bazı pratik yöntemlerle zamanlarını kendilerine ayırabilirler, işte size ev temizleme yöntemleri ve pratik bilgiler..</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-9756" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/gunluk-ev-temizligi-nasil-yapilir-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></p>
<p>Kötü ev ko?ullarının kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz yönde etkiledi?i, bu açıdan ev temizliğinin bilinçli ve titizlikle yapılması gerekti?i bilinen bir gerçek. Hacettepe Üniversitesi Ev ?daresi ve Aile Ekonomisi Bölümü ö?retim üyesi Prof. Dr. ?ükran ?afak, gerçekleştirdikleri bir araştırmada kadınların yarıdan fazlasının temizliği, sağlık kurallarına uygun yapmadıklarını belirlediklerini söyledi. ?afak, Ankara&#8217;da bin 177 kişiyi kapsayan araştırma sonuçlarının, kadınların temizliğin nasıl yapılaca?? konusunda bilgilendirilmeleri gerekti?i gerçeğini ortaya koydu?unu belirtti.</p>
<p>Günlük ev temizliği nasıl yapılır??afak, sağlıklı konut için en fazla dikkat edilmesi gereken konunun havalandırma, toz ve yer bezlerinin temizliği, süpürge tercihi, çöpleri toplama şekli ve ha?erelerle mücadele olduğunu söyledi.</p>
<p>‘‘Ara?tırma kapsamına alınan kadınların yüzde 32.3&#8242;ü bir odanın günlük temizlik sırasını sağlık kurallarına uygun olarak yaparken, yüzde 66.7&#8242;si sağlık kurallarına uygun yapmamaktadır’’ diyen ?afak, ?öyle devam etti: ‘‘Toz bezleri kullanıldıktan sonra sıcak deterjanlı suyla yıkanmalı, iyice durulanmalı ve açık havada kurutulmalıdır. Kirli toz bezleri asla temizlenmeden depolanmamalıdır. Ara?tırmaya katılan kadınların yüzde 65.1&#8242;i toz bezlerini, bu kurala uygun temizlememektedir.’’</p>
<p>Yer silerken kullanılan bezlerin de i? bittikten sonra sıcak deterjanlı ve dezenfektanlı suda yakanıp iyice durulanması ve açık havada kurutulması gerekti?ine dikkat çeken ?afak, kadınların yüzde 68&#8242;inin bu kurala uymadıklarını kaydetti.</p>
<p>?afak, konutta yer süpürmede, kesinlikle ot süpürge kullanılmaması, elektrik süpürgesinin tercih edilmesi gerekti?ini belirterek, araştırmaya katılan kadınların yüzde 76.3&#8242;ünün elektrik süpürgesini tercih etmesinin olumlu olduğunu bildirdi.</p>
<p>Sağlıklı hayat için TEM?Z EVLER!<br />
Alerjik maddeler içermeyen ve çevreyle dost ürünlerle dekore edilmi? bir evin; fiziksel sağlığımızı en iyi biçimde koruyaca?? bilinen bir gerçek. Peki bunu nasıl sağlayabilirsinizı İşte size evinizin çeşitli bölümlerinde sağlığınızı korumanızı ve daha rahat yaşamanızı sağlayacak pratik öneriler:<br />
* Oturma alanlarında: Koltukların ve iskemlelerin arkaları, bel sağlığını koruyacak şekilde ergonomik olmal?. Oturma gruplarının güneş görmesine özen gösterin ve odayı her gün havalandırın. Masa ve sehpaların kö?eleri tehlike oluşturabileceği için yuvarlak olmaları daha iyi. Dö?emelik kuma?ları ve perdeleri yanmaz tipte olanlardan tercih edin.<br />
* Mutfakta: Keskin ve a??r objeleri dolap ya da çekmece içlerinde saklayın. Mutfak yerlerini ve tezgah üstlerini temizlemek için mikropları öldüren anti-bakteriyel temizlik malzemelerini kullanın. Mutfakta yiyeceklerin temas ettiği yüzeyleri kimyasal maddelerle temizlemekten çekiniyorsanız, buraları tuza batırılmış limonla silerek bu i?i doğal bir şekilde yapabilirsiniz.<br />
* Banyoda: Çocuklar için çok tehlikeli olabilecek ilaçları, tıra? bıçaklarını ve tırnak makaslarını her zaman dolapların içinde bulundurmaya özen gösterin. Islak zeminlere, kaymayan paspaslar serin. Lavabo ve küvetleri, anti-bakteriyel malzemeyle yapılanlardan seçebilirsiniz. Banyonuzun yerlerini kuru tutmaya özen gösterin. Mümkün olduğunca sıvı sabun kullanın.<br />
* Yatak odalarında: Yün yatak ve ku?tüyü yastık yerine sentetik olanları tercih edin. Nevresim takımlarını 60 derecenin üzerinde sıcak suda yıkayın. Yatak odalarını boyatırken kur?un-bazlı boya kullanılıp kullanılmad???nı özellikle kontrol edin.</p>
<p>E??T?M ÖNEML?</p>
<p>Prof. Dr. ?ükran ?afak, konutlarda çöplerin ağzı kapalı çöp kovalarında toplanması ve içine plastik torbalar geçirilmesi gerekti?ini belirterek, ?u bilgiyi verdi:</p>
<p>‘‘Ara?tırmaya katılan kadınların yüzde 69.4&#8242;ü konutlarında çöpleri sağlık kurallarına uygun olarak toplarken, yüzde 30.6&#8242;sının buna özen göstermedikleri tespit edildi. Çöp kutularının her gün düzenli olarak deterjanlı su ile yıkanması gerekir. Ancak kadınların yüzde 62.9&#8242;unun bu kurala uymadıkları anla??ld?.’’</p>
<p>?afak, ev temizliğinde ha?erelerle mücadelenin önemli bir yer tuttu?una işaret ederek, kadınların yüde 8&#8242;inin ha?erelerin ya?ayabileceği ortam yaratmamaya dikkat ederken, yüzde 92&#8242;sinin bu konuya özen göstermediklerini söyledi.</p>
<p>?afak, konutları temizleme şekli ile e?itim düzeyi arasında yakın iliİki bulunduğuna dikkati çekerek, e?itim düzeyi yükseldikçe, sağlık kurallarına uygun temizlik yapma ?eklinin de yükseldi?ini belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. ?ükran ?afak, kurallara uymaksızın, geli?igüzel yapılan temizliğin daha çok bakteriye neden olacağını belirterek, bu konuda herkesin bilgi sahibi olması gerekişini sözlerine ekledi.</p>
<p>Bahar temizliği yaparken sakat kalmayın</p>
<p>Ev hanımlarının bahar temizliği yaparken hiç farkında olmadan ters hareketlerle sakat kalabileceği belirtildi. Bahar temizliği yaparken birçok sorunun ortaya çıkabildi?ini belirten beyin, omurilik ve sinir cerrah? Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan, ev hanımlarına uyarıda bulunarak, “Eğer hanımlarımız kendilerine dikkat etmezlerse temizlik esnasında yapılan yanl?? bir hareket bel f?t???na dahil birçok bel rahatsızlığına davetiye çıkaracaktır” dedi.<br />
“Ev hanımları işlerini tabii ki yapacaklar ancak dikkat etmeleri gereken bazı hususlar var” diyen Doç. Dr. Yıldızhan, ?u önerilerde bulundu: “Öncelikle çevreden yardım almadan çok a??r yükler kaldırılmamalı, eşyalar itilip çekilmemelidir. Cisimler bir yerden başka bir yere tağınırken bel e?ik değil dik pozisyonda olmalıdır. “<br />
Yurtiçi ve yurtdışından gelen hastalarına uygulad??? bel ve boyun ameliyatları ile tanınan beyin, omurilik ve sinir cerrah? Doç. Dr. Yıldızhan ev hanımları için önerilerini ?öyle sıralad?:<br />
Ayakta çalışırken tek ayağın altına alçak bir cisim çekilmeli, vücut a??rl??? zaman zaman bir bacaktan di?erine aktarılmalıdır.<br />
E?ya tağınırken gövdeye yakın tutulmalıdır.<br />
Bir cismi kaldırırken yavaş ve temkinli hareket edilmeli, ani hareketlerden kaçınılmalıdır.<br />
A??r bir yük belden daha yukarıya kaldırılmalıdır.<br />
Yük elde iken dönmek gerikiyorsa belden değil, ayakların yeri değiştirilerek dönülmelidir.<br />
Raflardan kitap veya herhangi bir eşya alınırken önce ayak altına yükseltici bir?ey konmalı ve eşyanın hizasına yükseldikten sonra alınmalıdır.</p>
<p>Baca temizliği</p>
<p>İstanbul’da en çok ot, çöp, baca ve elektrik yangını çıkt???na dikkat çekilerek, vatanda?ların kış öncesi mutlaka baca temizliği yaptırmaları istendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ?tfaiye Daire Başkanlı??’ndan yapılan yazılı açıklamada, mutfak aspiratörü ve bacalarda biriken kurumların zaman zaman tutu?arak potansiyel yangın tehlikesi oluşturdu?u vurguland?. Biriken kurumların ayrıca baca çıkış?nı etkileyerek yanma verimini düşürdü?ü ve tütme ile dumanın geri tepmesine neden olduğu belirtilen açıklamada, ‘’Geri tepen dumandan yayılan karbonmonoksit gazı zehirlenmeleri nedeniyle ölümler ya?anabiliyor’’ denildi. Bu nedenle ‘’özellikle kış öncesi mutlaka baca temizliği yaptırılmas?’’ uyarısında bulunulan açıklamada, temizliğin do?algaz bacalarında yılda bir, normal bacalarda da yılda iki kez olması gerekti?i kaydedildi. Lokanta ve yemek fabrika bacalarının ise 15 günde bir yetkili ve ehliyetli firmalara temizlettirilmesinin önemine işaret edilen açıklamada, çatlak bacaların mutlaka tamir ettirilmesi, tıkalı olanların da açtırılması gerekti?i bildirildi.</p>
<p>Tertemiz camlar<br />
Hepiniz temizlenmi? cama ya?an yağmurun, sıcaklık farklılıklarından oluşan bu?unun sıkıntısını ya??yorsunuz. Gerçek bir yenilik olan Camsil Vitrin; camlarınızı tertemiz yapıyor, yağmur damlacıklarından etkilenmiyor, bu?u oluşmasına izin vermiyor. Artık görü?ünüz engellenemeyecek!</p>
<p>Türk, temizliği sever</p>
<p>Özellikle turistlere “Türkiye” veya “Osmanl?” deyince akıllarına ilk olarak neyin geldi?i sorulsa, kuvvetle muhtemel verecekleri cevap “Türk hamam?” olurdu herhalde&#8230; Ho? şimdileri birkaç yık?k dökük zorla ayakta kalabilen hamam olsa da bir devir Osmanlı kültürünün önemli parçalarından biriydi. Tabii hamamların bu denli yaygın olmasının sebebi ?slamiyet’in temizli?e verdiği önemin yansımalarıyd?. Kirlili?in zıddı olan temizliğin menba?nın iman olduğunu bilen halk temizli?e ayrı bir ihtimam gösterirdi. Daha 100 sene evveline kadar Avrupa’da evlerin içerisinde tuvalet ve banyo bulunmazken Peygamber Efendimiz 1400 sene önce Müslümanlara taharet, namaz ve gusül abdesti, misvak ve güzel koku gibi temizliğin edep ve şartlarını ö?retmi?ti. Zaten hamam kültürü de ?slamiyet’in temizlik hususundaki bu hassasiyeti üzerine yaygınla?t?.<br />
Müslüman ülkelerdeki durum bu iken H?ristiyan Avrupa’da durum çok farklı idi. Hamam sayısının sekiz olduğu Paris’te halk “banyocu” denen esnaflar sayesinde yıkanma ?ansına sahipti. Bu adamlar, iki?er iki?er gezerler, bakırdan bir tekneyi pe?lerinden sürükleyerek sokak sokak, mahalle mahalle dolaşırlard?. Eğer yıkanmak isteyen bir aile tarafından ça??rılırlarsa bakır tekneyi evin bu i? için el veri?li bir yerine yerleştirirler, ev halkı da bu şekilde yıkanırd?. Bu şekilde yıkanmak o kadar zor, o kadar masraflı bir i?ti ki, dar gelirli şehirliler, böyle lüks bir i?e pek seyrek kalk???rlard?. Orta halli bir Parisli bile ancak bayramlardan ve önemli günlerden önce temizlenme ?ansına sahipti. Günümüzden 160 yıl kadar önce Parisli bir Fransız vatandağının yıllık yıkanma masraf? 3 frank 20 sent gibi bir rakam olmasına kar??lık aynı yıl içinde bir kadının doğum yapması bir Parisliye sadece 1 frank 72 sente mal oluyordu.<br />
Rönesans ile birlikte temizlik anlay???nda garip bir değişim ya?and?. Bu, o dönemki doktorların Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki üzerine halkın yıkanmaktan korkmaya ba?lamasıyd?. Bu hayli ilginçti. Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygınd?. “Günlük Sağlık Bakımı” isimli kitabın yazarı olan doktor, “Kulaklara kaçırmamak ?artıyla başınızı yıkayabilirsiniz” diyordu. Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. “Ellerinizi yıkayabilirsiniz” diyordu. “Ayaklarınız da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat ba?a su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki ba?a sürülen su, her türlü derdin kayna??dır.” görü?ünü savunuyordu.<br />
Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmi?ti: “Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de&#8230; En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir.”<br />
İşte sudan bu denli korkuldu?u dönemde Avrupa toplumunda pislik alm?? bağını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan, hatta silinip temizlenmeyen insanlar, üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için a??r parfümler kullanıyorlard?. Venedik gemileriyle Do?u ülkelerinden gelen pahalı kokular için avuç dolusu paralar ödeniyordu. En kibar muhitlerde bile kadınlar, yanlarında a??r esanslara batırılmış küçük sünger parçaları ta??rlar, arada bir koltuk altlarına sürerek kokularını örtmeye çalışırlard?.<br />
Nihayet bu karanlık dönem Pasteur’ün sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. Fransız halkı artık suyun korkulacak bir şey olmadığın?, aksine sağlığın temizlikle, temizliğin de suyla sağland???nı öğrenmeye ba?lam??t?. Koskoca Paris’te hamam sayısı sekizi onu geçmezken kısa zamanda bu temizlik evleri ço?aldı.<br />
Osmanlı döneminde hamamlar sadece yıkanıp paklanmanın dışında sosyal renkli mekânlardı da. Hamama, havlu, fırça, kına, sürme, bir kalıp Girit sabunu ve sedef kakmalı nalınlarıyla beraber ve hizmetkarlar e?li?inde gidilirdi. Varlıklı konak hanımları bir bu mahalle hamamlarından geri kalmazd?.<br />
?mparatorlu?un en ihti?amlı zamanında, ?ehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyolar, çe?meleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu. Evliya Çelebi’nin aktard???na göre, 17. yüzyılda İstanbul’da 4 bin 536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Banyoların evlere girmeye ba?lamasıyla birlikte bu sayı 19. yüzyılın sonlarına gelindi?inde 130’lara kadar dü?mü?tü.<br />
Temizli?e bu denli önem veren Osmanl?’da sabunların da ayrı bir yeri vard?. O dönemler en kaliteli ve en çok aranan sabunlar Girit Adası, özellikle de Kandiye’de yapılanlard?. Kandiye sabunları temizlik ve iyi pi?mi? olmaları ile nam salm??t?.<br />
19. yüzyıla gelindi?inde elma, armut, üzüm, ?eftali, kiraz, muz, kavun, çilek, kayısı, limon şeklinde üretilen ve her birine has kokusuyla dikkat çeken meyve sabunları piyasaya çıkm??t?.<br />
Osmanl?’nın temizli?e verdiği önem seyyahların da dikkatini çekmi? olacak ki yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık de?inirler.<br />
M. de Thevenot 1665 yılında Paris’te yayınlad??? “Relation d’un voyage fait an Levant” isimli eserinde “Türkler çok ya?arlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiç birini bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel s?hhatlerinin ba?lıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yeyip içmedeki i’tidalleridir. Çünkü az yemek yerler, H?ristiyanlar gibi karma kar???k şeyler yemezler, umumiyet itibariyle içki alemleri yapmazlar ve daima idman yaparlar.” der.<br />
Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis, 1883 yılında Paris’te yayınlad??? “Constantinople” isimli eserinde temizlikle ilgili olarak; “&#8230; Yüzler, eller, ayaklar, tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok, bütün ictimai sın?flar arasında umumi ve mütekabil bir hürmet ve riayet manzarası göze çarpıyor.” der.<br />
Ayakkabıların eve girince çıkarılma gibi bir adeti olmayan Avrupa’da yaşayan Ledy Craven, 1786 yılında Paris’te yayınlad??? “Voyage de Milady Craven a Constaninople, par ia Crimee en 1786” isimli eserinde buna at?fta bulunarak: ‘’&#8230;Bu harem dairesinin içi kadar temiz bir yer tasavvur edilemez, döşeme tahtalarıyla dehlizler sık ve sağlam hasırlarla kaplıdır. Ne erkeklerin, ne kadınların d??arıda giydikleri pabuçlarıyla hiç bir zaman ev içlerine girmemeleri Türkler arasında adet olduğu için, döşeme tahtalarında hiçbir zaman kir görülemez.” der.</p>
<p>Temizlik ka??dı kullanmıyoruz</p>
<p>Türkiye, temizlik ka??dını 110 ülkeye ihraç etmesine rağmen, yeterince temizlik ka??dı kullanmıyor. Orta Anadolu ?hracatçı Birlikleri’nin “Temizlik Ka??dı Sektörü Raporu”na göre, temizlik ka??dı tüketimi Avrupa ülkelerinden düşük olan Türkiye, Müslüman ülkeleri arasında, 800 gramlık temizlik ka??dı tüketiminde Tunus’un ardından 7. sırada yer alıyor. Müslüman ülkeler arasında Lübnan, yıllık kişi başına 7.8 kilogram ile ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de yeterince temizlik ka??dı kullanılmad??? vurgulanan raporda, temizlik ka??dının en çok tüketilen çeşidi olan tuvalet ka??dında yıllık kişi başına tüketimin 4 rulo, ka??t havlu tüketiminin ise 1 rulo olduğu kaydedildi. Avrupa’da yıllık kişi başına ka??t havlu tüketiminin Türkiye’den 19 kat daha fazla olduğu ifade edilen raporda, Türkiye’de nüfusun sadece yüzde 8’inin ka??t havlu kullandığına işaret ediliyor. Türkiye’nin temizlik ka??dı ihracatının 82 bin ton olduğu ifade edilen raporda, ihracat değerinin 122 milyon dolara ula?t??? kaydedildi. En fazla ihracat gerçekleştirilen ülke olan ?srail’i, Güney Afrika Cumhuriyeti, Romanya ve ?ngiltere izledi. Türkiye’nin, temizlik ka??dı ithalatı ise 37 milyon dolara ula?t?.</p>
<p>Günlük ev temizliği`nin Püf noktaları</p>
<p>Kötü kokular</p>
<p>Evinizdeki kötü kokulardan kurtulmak için bazı önlemler alabilirsiniz. Örneğin sigara kokusunu gidermek için salonun bazı yerlerine birer tabak içinde sirke koyun. Çöp torbasından yayılan kötü kokular için kutuya limon kabuğu ve buz parçaları koyun.</p>
<p>Toz alırken</p>
<p>Zeminin tozunu almak istedişiniz zaman bir gazete kâ??dını kenarlarından ?slatın ve yere bastırın. Sonra kâ??dı katlayın. Tozdan böylece kurtulursunuz. Tahta döşemelerin tozunu almak için gazete kâ??dı çok kullanışlıdır.</p>
<p>Mürekkep lekeleri</p>
<p>Duvardaki mürekkep lekelerini çıkarmak için bir çay fincanı suya bir yemek kaşığı çama??r suyu ilave edin. Pamuklu bir bezi bu karışımla ?slatıp lekeli yeri silin.</p>
<p>Duvarları silerken</p>
<p>Evinizin duvarlarını sileceğiniz zaman hafif bir deterjanı suyla karıştırın. Duvarları bu karışımla aşağıdan yukarı doğru silmeye ba?layın. Bu şekilde davranınca duvarda leke kalmasını önlersiniz.</p>
<p>Elma kabukları</p>
<p>Yedişiniz elmaların kabukların atmayın. Bunları güzelce kaynatın. Suyuyla tencerelerinizi ve mutfak takımlarınızı yıkayın. Her ?eyin p?rıl p?rıl olduğunu göreceksiniz</p>
<p>Kireçlenmelere kar??</p>
<p>Çaydanlıkların içleri zamanla kireç ba?lar. Çaydanl???nızı temizlemek için ba? vurabileceğiniz pek çok yöntem vardır. Bunlardan en etkilisini hatırlatalım. Çaydanl??? suyla doldurup kaynatın. İçine bir yemek kaşığı limon asidi koyun.</p>
<p>Teflon tavalar</p>
<p>Sudaki mineraller ve ni?astalı yiyecekler, teflon tavalarda beyaz leke bırakabilir. Böyle durumlarda tavay?, limon suyuna ya da beyaz sirkeye batırılmış süngerle silmeyi ihmal etmeyin</p>
<p>Yemek yanınca</p>
<p>Yeme?i ocakta unuttunuz ve tencerenin dibi yand?. Tencerenin dibinde kalan yan?k yiyecekleri temizlemek zor gelebilir. Tencereyi suyla doldurup yarım çay fincanı tuz atın. Yirmi dakika kaynattıktan sonra kapağını kapatıp bir gece bekletin.</p>
<p>Boya yaparken</p>
<p>Evinizde boya badana yaparken kap? tokmaklarına boya sürülmesinden korkarsınız. Daha sonra bu boyayı çıkarmak güç olur. Siz en iyisi kap? tokmaklarını ve pencere kollarını alimünyum folyo ile sarın. İki i? yapmaktan kurtulursunuz.</p>
<p>Pencere camları</p>
<p>Pencerelerinizde camları tutan macunlar dökülmeye ba?larsa, onları yeniden macunlatmanız gerekecek. Ama bunu yapıncaya kadar, dökülen macunları tırnak cilasıyla yap??tırın. Bir süre rahat edersiniz.</p>
<p>Çoraplı süzgeç</p>
<p>Mutfağınızda lavabonun deli?inin sık sık tıkanması canınızı sıkar. Bir süre sonra boruları çıkartıp temizletmeniz gerekir. Oysa lavaboda borunun üzerine eski bir çorap geçirirseniz, borunun tıkanmasını önlersiniz.</p>
<p>Bir tedbir</p>
<p>Küçük çocuk sahibi olan anneler, çocuklarının temizliğiyle yakından ilgilenmek zorundalar. Küçük afacan sandalyesinde otururken yemeklerini dökebilir. Böyle bir durumla kar??la??nca hemen önlem almak için sandalyenin arkasına bir rulo tuvalet kâ??dı yerleştirin. Anında temizlik için tuvalet kâ??dı hemen elinizin altında olsun.</p>
<p>Tuz lekeleri</p>
<p>Islak ayakkabılardaki tuz lekelerini çıkarmak zor olabilir. Islanıp çamurlanan ayakkabıları bir çay fincanı suya bir yemek kaşığı sirke atıp, bu karışımla silin. Tuz lekelerinden eser kalmayacak.</p>
<p>Sigara kokusu</p>
<p>Giysilerinize sigara kokusunun sinmesi sizi rahatsız eder. Giysileri havalandırmakla da bu kokudan kolay kolay kurtulamazsınız. Siz en iyisi sigara kokusu sinmi? giysileri bir temiz çar?afla birlikte kurutucuda be? dakika tutun. Kokudan eser kalmayacak.</p>
<p>Bira lekesi</p>
<p>Bira lekesinin kurumasını beklemeyin. Sirkeye batırılmış bir süngerle lekeli kısmı silin. Daha sonra üzerine bir miktar deterjan serpin ve yarım saat bekleyin. Ilık suda yıkayın. Lekenin çıktığını göreceksiniz.</p>
<p>Dantel perdeler</p>
<p>Dantel perdelerin yıkandıktan sonra ütülenmeleri çok zor olur. Makinede buru?an perdelerin buru?uklarını açmak sıkıntılı dakikalar ya?atır. Dantel perdeleri yıkarken son çalkalama suyuna iki yemek kaşığı toz şeker atın.</p>
<p>G?c?rdayan tahtalar</p>
<p>Dö?eme tahtaları zaman zaman gıc?rdar. Bu sinir bozucu sesten kurtulmanın bir yolu var. Tahta döşemenin aralırına bir miktar sıvı sabun dökün. G?c?rtı hemen kesilecek.</p>
<p>Buzdolabında muhafaza</p>
<p>Yemeklerin üzerlerini örtmek için kullandığınız ince filmleri rulo halinde buzdolabında muhafaza edin. Kullanmak istedişiniz zaman ince filmler ellerinize yap??maz.</p>
<p>Özde temizligin tarihçesi</p>
<p>Reklamlarda üzerinde kokteyl elbisesi, plastik le?ende bula??k yıkayan kadınlar var ya; işte onlar gibi aklını temizlikle bozmu? Amerikalı bir kadın gazeteci oturmu? temizliğin endüstriyel, kültürel ve psikolojik tarihçesini yazm??. Bu kitap temizlik obsesyonu yaşayan kadınların nasıl deterjan patlamasına yol açt???nın da belgesi aynı zamanda.</p>
<p>Fırçalara ask?</p>
<p>Temizlik işlerinde kullandığınız fırça ve süpürgeleri temizledikten sonra bunları nereye kaldıracağınızı bilemezsiniz. Evin göze batmayan bir kö?esinde bir duvara askılık yaptırın ve süpürgelerinizi, fırçalarınızı asın. Hem kolayca kururlar hem de yer tutmazlar.</p>
<p>?laç ka????</p>
<p>?urupların kutularında bulunan plastik ilaç kaşıklarını ilaç bittikten sonra sakın atmayın. Bunları mutfağınızda baharat ölçmek için rahatlıkla kullanabilirsiniz. Plastik kaşıklar, kavanozlara da kolayca girer.</p>
<p>Alet kutusuna naftalin</p>
<p>Evinizde küçük onarımları yapmak için bir araç gereç çantası bulundurursunuz. Ev aletlerinin zamanla pas tutmamaları için alet kutusuna birkaç naftalin tableti yerleştirin.</p>
<p>Kırmızı şarap lekesi</p>
<p>Leke olan yeri ?slak bir süngerle silin. Eğer leke kalın bir kuma? üzerinde oluşmu?sa biraz tuz serpin. Daha sonra çama??r deterjanı ve sirke karışımıyla lekeli yeri silin. Lekeden iz kalmad???nı göreceksiniz.</p>
<p>Klorlama nasıl yapılır?</p>
<p>Kireç kayma?? ile klorlama: Bir litre suya (5 su bardağı) 2.5 yemek kaşığı kireç kayma?? katın. Yarım saat sonra kireç tortusu dibe çöker. Üstte kalan suyu içine kireç tortusu karşımadan dikkatlice bir başka kaba alın. Daha sonra kullanılacak her bir litre suya, bu kenara ayırd???nız kireçli sudan üç damla damlatın. Bu işlemler dikkatli yapıldığı takdirde, temiz ve güvenli su elde etmi? olacaksınız.</p>
<p>Çama??r suyu ile klorlama: Bir litre suya bir su bardağı çama??r suyu ilave edin. Daha sonra kullanılacak her bir litre suya bu çama??r sulu karışımdan üç damla ekleyin. Önerilen çama??r suyu ve kireç kayma?? oranlarını a?mad???nız takdirde, bu suları güvenle kullanabilirsiniz.</p>
<p>SIMONE de Beauvoir&#8217;a göre temizlik, erkek egemen düzenin kadınlara karşı kurdu?u kahpece bir kumpast?. Amaç, kadını i? hayatından ve ev dışındaki güçlü dünyadan uzak tutarak düzenin tek efendisi olmakt?. Beauvoir ve diğer tüm feministlere göre, ev i?i kadını alçaltan bir eylemdi.</p>
<p>Ama, Beauvoir da evini temizletiyordu; hem de bir kadına.</p>
<p>‘‘Biting The Dust’’ adlı kitabında temizliğin tarihçesini ve kadınların ev i?i tutkusunu anlatan Margaret Horsfield&#8217;a göre Beauvoir da aslında farkında olmadan içindeki temizlik cinlerine uymu?tu.</p>
<p>Tabii bu tart???lır bir iddia. Beauvoir&#8217;?n temizlik hastası olup olmadığını bugün tespit etmek çok zor. Ayrıca Sartre ile pislik ve da??n?klık yüzünden tart??t???nı dü?lemek de çok güç ama, Horsfield&#8217;in iddiasına göre bütün sosyal sın?flara mensup kadınlar er ya da geç e?leriyle çeki düzen kavgasına giriyor. Bu kitaptan anla??ld??? kadarıyla kadınlar aralarında temizlik dışında hiçbir şeyden söz etmiyorlar. Temizli?i bizzat yapanlar da, yardımcılarına yaptıranlar da dönüp dolaşıp bu konuya geliyor.</p>
<p>25-75 ya? grubundan 100&#8242;ü aşkın kadınla konu?up, ev i?i konusundaki akademik araştırmaları, reklamları, çocuk masalları ve edebiyatı inceleyen Horsfield, kadınların ağzından çılgınca temizlik öyküleri anlatıyor. H?nçla temizlik yapan, lavabo ovan, buzdolaplarını hergün tepeden tırnağa çama??r suyuyla ?artlayan bu kadınların öyküleri inanılmaz derecede bunaltıc?. Horsfield&#8217;in, kadınların zevk aldığı birer terapi gibi sundu?u bu öykülerin kahramanları arasında, etrafa idrar sıçrıyor diye kocasının ayakta tuvalet yapmasına izin vermeyenler, gecenin üçünde kalkıp yer silenler, guguklu saatin altına gazete ka??dı serenler, beyaz çorap giymi? çocuğunu kom?unun temiz olup olmadığını denetlemek üzere o evde ayakkabısız dola?maya yollayanlar var.</p>
<p>Feminist teoriyi tamamen d??layarak kadınların temizliği yürekten sevdiğini ileri süren Horsfield, endüstri devrimi öncesi dönemi hijyen açısından bir felaket olarak tanımlıyor. Bugünkü kir sökücülerin bulunmad??? geçen yüzyılın ya?lı isli evlerinden nefretle söz eden Horsfield temizliği gerçekten seven erkekler de aramış ama, bulamam??. Dü? kırıkl??? içinde ?öyle yazıyor:</p>
<p>‘‘Gerçi erkekler de temizlik yapıyor ama, başka çare kalmad??? zaman. Pratik bir yöntem bulup yasak savıyorlar. Her zaman azla yetiniyorlar. Temizli?i misyon edinmiyorlar. Çünkü onlarda tutku yok.’’</p>
<p>TEM?ZL?K YÜREK ?STER</p>
<p>Horsfield&#8217;e göre temizlik tutku ve yürek gerektiriyor. Çünkü bu eylem, d??arıdan eve sızmaya çalışan yabancı hayat biçimlerine (toz, mikrop, mayt vs) karşı yürütülen topyekün bir savaş. Kadın öldürme içgüdüsüyle hareket ederek topraklarını düşmana karşı koruyor. Silahları da deterjanlar oluyor tabii. Aynı erkeklerin ate?li silahlarla bütünle?mesi gibi, düşmana karşı deterjanıyla özde?le?en kadın için temizlik maddesi ‘‘güç ve iktidar’’ anlamına geliyor. Onunla birlikte her türlü saldırının üstesinden geliyor ve müthi? bir zafer duygusuna kapılıyor. Kutsal bir alanı korudu?u için kendini daha erdemli buluyor.</p>
<p>Nasılı fena halde takıntılı bir durum değil mi?</p>
<p>Başka bir kitap projesi üzerinde çalışırken bir erkek arkadaş? ‘‘Bence sen yürekten ba?lı olduğun bir konuyu ele almasın. Sen en iyisi temizliğin kitabını yaz’’ deyince bu kitabı kaleme alan Horsfield tezini desteklemek için çeşitli masallardan örnekler de veriyor.</p>
<p>Bunlardan biri de Pamuk Prenses. Hani güzel prenses, ormanda yedi cücelerin evine s???nınca ilk i? ortal??? temizler ya, ona gönderme yapıyor.</p>
<p>Ama, örnek yanl??. Bu noktada Beauvoir haklı çıkıyor. Çünkü Pamuk Prenses masalının yaratıcısı Grimm karde?ler ne de olsa erkekti.</p>
<p>H?zlı temizlik</p>
<p>Blenderinizi kullandıktan sonra onu temizlenmesi gözünüzde büyüyebilir. Blenderin üçte birini ılık suyla doldurun. Birkaç damla sıvı deterjan akıtın ve blenderi çalıştırın. On saniye sonra, blenderi çalkalayıp kurulayın.</p>
<p>Cinli temizlik</p>
<p>Giysinize, daktilo yaz?sını silmek için kullandığınız maddeyi dökerseniz, lekesi nasıl çıkacak diye endişelenmeyin. Nemli bir beze biraz cin damlatın ve bununla lekeli yeri silin.</p>
<p>Tuzlu çözüm</p>
<p>Mutfak halısına ya? dökülürse, ya??n döküldü?ü bölümü kalın bir tuz tabakasıyla örtün. Tuz tabakası bir gece kalsın. Ertesi gün elektrik süpürgesiyle tuzu alın. Lekeden eser kalmad???nı göreceksiniz.</p>
<p>Çay lekesi</p>
<p>Bayatlam?? çayı lavaboya döktü?ünüz zaman çay leke bırakabilir. Bunu önlemek için lavabonun deli?ine bir huni yerleştirin ve çayı huniye bo?altmaya ba?layın. Daha sonra lavabo temizlemekten kurtulursunuz.</p>
<p>Banyoda temizlik</p>
<p>Banyonuzun fayanslarının parıldaması için ucuz cins bir ?ampuandan yararlanın. Bir süngeri ?slatıp iyice sıktıktan sonra üzerine biraz ?ampuan dökün ve bununla fayansları silin. Daha sonra yumu?ak bir bezle kurulayın.</p>
<p>Camlar için</p>
<p>Camların iyi temizlenmesi için bir kova ılık suya iki yemek kaşığı çama??r sodası ilave edin. Ve bu karışımla camları silin. Camların ve çerçevelerin tertemiz olduklarını göreceksiniz.</p>
<p>Ter lekeleri</p>
<p>Giyeceklerinizdeki ter lekelerinden kurtulmak için suda eriyen asprinlerden birkaçını bir tas suda eritin ve lekeli giysileri bu karışım içinde bir süre tutun.</p>
<p>Sirkeli ev</p>
<p>Sirke, mükemmel bir temizleyici maddedir. Aynaları, camları ve avizeleri temizlemek için ılık suya biraz sirke ilave edin. Yerleri ve mobilyaları da sirkeli suyla temizlemenizde yarar var. ?natçı lekeler için yarı yarıya su ve sirke karışımını kullanın.</p>
<p>Fırın temizlerken</p>
<p>Fırınınızın ızgaralarını temizlemekte güçlük çekiyorsanız tela?lanmayın. Bir sünger taşıyla işinizi görebilirsiniz. Kirli ızgaraları sünger taşıyla temizledikten sonra fırınınızı silin.</p>
<p>Boya işlerinde</p>
<p>Duvarları boyarken radyatörlerin lekelenmesinden korkarsınız. Radyatörlere boya damlaması olasıl??? çok fazladır. Siz en iyisi radyatörleri, ince kaplama ka??dıyla sarın.Sonra rahat rahat boyama i?ine girişin</p>
<p>Kireçlenmesin diye</p>
<p>Banyoda du? yaptıktan sonra suyu kapatın ve bir elinizle du?un başlığına sert bir şekilde vurun. Bu uygulama, suyun ba?lıkta birikip kireçlenmeye yol açmasını önler.</p>
<p>Leke çıkarıcı kullanırken</p>
<p>Leke çıkarıcılar, kadınların can kurtaranı oldu. Fakat bunları kullanırken bazı hususlara dikkat etmek gerekiyor. Leke çıkarıcıyı lekenin d?? kısmından içeri doğru sürün. Kuma?ların tersine ilaç sürmenizde yarar var.</p>
<p>Beyaz bluzlar için</p>
<p>Beyaz bluzların daha temiz ve beyaz görünmeleri için basit bir önerimiz olacak. Beyaz bluzların yıkama suyuna biraz karbonat ve limon suyu ilave edin. Sonuçtan memnun kalacaksınız.</p>
<p>Çaydanlıkları temizlerken</p>
<p>Çaydanl???nızı kullandıktan sonra içinde su kalırsa, bu suyu hemen dökün. Çaydanl???n iç kısmının kararmasını önlersiniz. Çaydanlık içinde kalm?? suyu yeniden ?sıtıp kullanmak doğru olmaz</p>
<p>Sakın kullanmayın</p>
<p>Bo?alm?? temizlik malzemesi kutularını ve ?i?elerini yeniden kullanmayı sakın dü?ünmeyin. Bunları bir an önce yok edin. Temizlik malzemelerinin içerdikleri zehirli maddeler size zarar verebilir.</p>
<p>Temizlikle uğraşırken amonyak içeren bir maddeyi sakın çama??r suyuyla karıştırmayı denemeyin. Bu karışım zehirli gazlar çıkarabilir. Temizleme malzemelerinin içerdikleri maddeleri dikkatle okuduktan sonra harekete geçin</p>
<p>Cebin yarar?</p>
<p>Evinizi süpüreceğiniz zaman, büyük bir cebi olan bir önlük giyin. Süpürgeyi dola?tırırken yerde gördüğünüz öte beriyi bu cebe koyabilirsiniz. Böylece ikide birde çöp kutusuna gitmeniz gerekmez</p>
<p>Fırını kullanırken</p>
<p>Fırınınızı kullanırken alt gözlere et suyu damlar diye, alimünyum foil ile kaplamayı sakın dü?ünmeyin. Alimünyum foil fırında ?sı da??lımını ve havanın dolaşımını olumsuz yönde etkiler. Fırından iyi sonuç alamazsınız</p>
<p>Ya?lı boya lekesi</p>
<p>Ya?lı boya lekesini çıkarmak imkansız değildir. Lekenin üzerine biraz terebentin sürerek lekenin parçalanmasını sağlayın. Sonra lekeli bölgeyi soğuk suya batırılmış süngerle silin. Bu işlemi birkaç kez tekrarlayın. Ancak boya lekesi tamamen kaybolduktan sonra yıkayabilirsiniz.</p>
<p>Avizeler için</p>
<p>Avizelerin temizlenmesi gözünüzde büyür. Özellikle kristal avizelerin temizliği ba?lı başına bir i?tir. Üç ölçü ılık suya bir ölçü beyaz ispirto ilave edin ve avizenizi bu karışımla, yumu?ak bir bez kullanarak silin.</p>
<p>Temizlik yaparken</p>
<p>Evinizi temizlemeye karar verdişiniz zaman planlı hareket etmelisiniz. Odaları temizlemeye arka taraftan ba?layıp kapıya doğru gelmelisiniz. Duvarları da yukardan a?a?? doğru temizlemelisiniz.</p>
<p>Ev temizlerken</p>
<p>Evinizi kıyı kö?e temizlemeye karar verdiyseniz, yorucu saatler geçireceksiniz. Temizlik yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin. Hareketli müzik parçaları enerjinizi artırır. ??lerinizi daha çabuk ve daha kolay yaparsınız.</p>
<p>?pekliler üzerinde</p>
<p>?pekli kuma?lar ya da yıkanmayan kuma?lar üzerinde oluşan su lekesini çıkarmak için bir çaydanlıkta su kaynatın. Kuma??n lekeli kısmını buhara tutun ve leke kayboluncaya kadar bekleyin.</p>
<p>Lekeleri bekletmeyin</p>
<p>Lekeleri uzun süre bekletmekten kaçınmalısınız. Ya?lı lekelere hemen talk pudrası ya da ni?asta serpin. On dakika bekledikten sonra lekenin üzerindeki tozları alın. Leke çıkarıcı uygulayacağınız zaman, uygulamaya lekenin d?? kısmından ba?layın.</p>
<p>Sigara kokusu</p>
<p>Giysilerinize sigara kokusunun sinmesi sizi rahatsız eder. Giysileri havalandırmakla da bu kokudan kolay kolay kurtulamazsınız. Siz en iyisi sigara kokusu sinmi? giysileri bir temiz çar?afla birlikte kurutucuda be? dakika tutun. Kokudan eser kalmayacak.</p>
<p>Hayatımızın görünmeyen yüzü</p>
<p>Günlük hayatta gözle geremeyeceğimiz pek çok detayı kitabında açıklayan Bodanis, hayatımızı çevreleyen güzel ve korkutucu detayları gözler önüne seriyor. Çevremiz gözle göremediğimiz bakterilerle, asalaklarla dolu. Mesela yanağınızı koydu?unuz yastık sekiz ayaklı canavarlara evsahipli?i yapıyor. Halılarımız ise gözle görülmeyen binlerce döküntüyle dolu: Saç, deri döküntüleri, kepek, tekstil lifleri, böcek kalıntıları, polenler milyonlarca partikül ve daha neler neler&#8230;</p>
<p>Ter böyle birikiyor</p>
<p>Mikroskobik kameralarla insan elinin üzerinde oluşan ter taneciklerini de görmek mümkün. Bir saatlik bir çalışmanın ardından insan eli terliyor.</p>
<p>Deterjandan detay</p>
<p>Deterjan baloncukları, saç telinin 500&#8242;de 1&#8242;i kalınlığında. Bu baloncuklar, gözle görülebilen en ince oluşumlar.</p>
<p>Halılar çöplük gibi</p>
<p>Halılar, saç, deri döküntüleri, elbise ve eşyalardan dü?en tekstil lifleriyle dolu. Mikroskobik kameranın çekti?i resmin orta yerinde ise bir böcek gözü görülüyor.</p>
<p>Evde sakar bir kocanız varsa ve halıların üzerine sigara ateşi düşürüyorsa; Yan?klarından kurtulmak için yan?k yerlerin üzerine zımpara ka??dı ile dairesel hareketler yapın&#8230; Hem halınızda derin bir yan?k olmayacak, hem de eski desenini koruyacaktır</p>
<p>Eski ?i?elikler</p>
<p>Evinizde kullanmad???nız bir ?i?elik varsa, bunu atmayın. Kapının kenarına koyun. Çamurlu ayakkabıları, botları ?i?eli?e yerleştirebilirsiniz. Daha sonra ayakkabıları buradan alıp temizledikten sonra dolaba kaldırırsınız.</p>
<p>Kedi tüyleri</p>
<p>Evinizde kedi besliyorsanız, tüyleri yüzünden sıkıntı çekiyor olmalısınız. Elektrik süpürgesiyle tüyleri almak çok zor hatta olanaksız. Siz en iyisi kedinizin tüylerini fırçalad???nız fırçayı kullanın. Bununla, kanapeleri, koltukları fırçalayın.</p>
<p>Fincan dipleri</p>
<p>Kahve fincanlarının diplerinde kahve lekesi kalabilir. Bu lekeleri çıkarmak için nemli bir sünger üzerine biraz kabartma tozu serpin. Sonra bununla lekeli kısımları silin. Biraz bekledikten sonra işlemi tekrarlayın. Lekelerden iz kalmayacak.</p>
<p>Süngerin önemi</p>
<p>Bir yere bir şey döküldü?ü zaman elimiz hemen kâ??t havlulara gidiyor. Oysa kâ??t havlu yerine sünger kullanırsak, kâ??t havlu masraf?mız azalır. Üstelik süngerle temizlemek çok daha kolay ve etkilidir.</p>
<p>Mutfak tezgah?ndaki lekeler için</p>
<p>Mutfak tezgah?nızın üzerindeki lekelerden kurtulmak için, içine tuz ve limon suyu katt???nız bir miktar suyla silmeniz yeterlidir. Tezgah?nız üzerindeki lekelerden kurtuldu?unuz gibi mis gibi de kokacaktır.</p>
<p>Kızartma yağının sıçramaması için</p>
<p>Patates ya da patlıcan kızartmalarında ya??n sıçraması do?aldır, çünkü ne kadar kurularsanız kurulayın, bu iki sebzenin saldığı su ya??n sıçramasına neden olur. Bunun için de her ihtimale karşı ya?a bayat ekmek kabuğu koyun.</p>
<p>Vi?ne lekesini çıkartmak için ne yapmal??</p>
<p>Kolay kolay çıkmayacağını dü?ündü?ünüz vi?ne lekesini ipekli kuma?larda ispirtolu pamuğu lekenin üzerine tamponlayıp, ılık suyla durulayarak, beyaz pamuklularda ise sabunla yıkadıktan sonra bir gece süte batır?p durulayarak çıkarabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/ev-temizligi-nasil-yapilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>puantiye modası 2011</title>
		<link>http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html</link>
		<comments>http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 19:32:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cemile</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.frml.org/?p=9256</guid>
		<description><![CDATA[Puantiye modası 2011 Puantiye 70 li yılların en gözde desenlerinden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Puantiye modası 2011</strong> Puantiye 70 li yılların en gözde desenlerinden olup o yılların modasıyd?, şimdilerde puantiye modası çılgınl??? tekrar başladı, giysilerde, ayakakb?larda, terliklerde, sandaletlerde, mayolarda, ve hatta ev dekorasyonda mutfak fincan tabak, kupa, kahvaltı takımları dahi puantiyeli görebilirsiniz, oldukça şık duran puantiye  herşeyde kullanılmaktadır, işte size 2011 puantiye modelleri..</p>

<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/new-york-2011-2012-modasi-5' title='New-York-2011-2012-Modası-5'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/New-York-2011-2012-Modası-5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="New-York-2011-2012-Modası-5" title="New-York-2011-2012-Modası-5" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/bqcdaaaaawodanbnaaaabc5vdxqkfldnag5oyk8zm3hhaezrnwc5u1dytmcaaaacawqkawuaaaaec2l6zq' title='BQcDAAAAAwoDanBnAAAABC5vdXQKFldNaG5oYk8zM3hHaEZrNWc5U1dyTmcAAAACaWQKAWUAAAAEc2l6ZQ'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/BQcDAAAAAwoDanBnAAAABC5vdXQKFldNaG5oYk8zM3hHaEZrNWc5U1dyTmcAAAACaWQKAWUAAAAEc2l6ZQ-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="BQcDAAAAAwoDanBnAAAABC5vdXQKFldNaG5oYk8zM3hHaEZrNWc5U1dyTmcAAAACaWQKAWUAAAAEc2l6ZQ" title="BQcDAAAAAwoDanBnAAAABC5vdXQKFldNaG5oYk8zM3hHaEZrNWc5U1dyTmcAAAACaWQKAWUAAAAEc2l6ZQ" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/76183_108639282535866_100001693841773_59169_1906438_n' title='76183_108639282535866_100001693841773_59169_1906438_n'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/76183_108639282535866_100001693841773_59169_1906438_n-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="76183_108639282535866_100001693841773_59169_1906438_n" title="76183_108639282535866_100001693841773_59169_1906438_n" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/attachment/2123' title='2123'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/2123-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="2123" title="2123" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/attachment/1128' title='1128'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/1128-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="1128" title="1128" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/293fv4y' title='293fv4y'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/293fv4y-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="293fv4y" title="293fv4y" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/attachment/233' title='233'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/233-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="233" title="233" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/5_882010214214_19681-png' title='5_882010214214_19681.png'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/5_882010214214_19681.png-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="5_882010214214_19681.png" title="5_882010214214_19681.png" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/1_882010214214_19681' title='1_882010214214_19681'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/1_882010214214_19681-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="1_882010214214_19681" title="1_882010214214_19681" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/sca2m5nf3cavh02j7cat79u' title='sca2m5nf3cavh02j7cat79u'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/sca2m5nf3cavh02j7cat79u-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="sca2m5nf3cavh02j7cat79u" title="sca2m5nf3cavh02j7cat79u" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/saxi' title='saxi'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/saxi-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="saxi" title="saxi" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/punatiye-1' title='punatiye-1'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/punatiye-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="punatiye-1" title="punatiye-1" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/puantiyelikahve' title='puantiyelikahve'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/puantiyelikahve-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="puantiyelikahve" title="puantiyelikahve" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/puantiyeli' title='puantiyeli'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/puantiyeli-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="puantiyeli" title="puantiyeli" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/puantiyedesenlielbisele' title='puantiyedesenlielbisele'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/puantiyedesenlielbisele-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="puantiyedesenlielbisele" title="puantiyedesenlielbisele" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/puantiye-1868' title='puantiye-1868'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/puantiye-1868-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="puantiye-1868" title="puantiye-1868" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/puantiye-2' title='puantiye-2'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/puantiye-2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="puantiye-2" title="puantiye-2" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/puantiye3' title='puantiye3'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/puantiye3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="puantiye3" title="puantiye3" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/puanntiyen' title='puanntiyen'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/puanntiyen-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="puanntiyen" title="puanntiyen" /></a>
<a href='http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/plajlarin-noktali-guzelleri' title='plajlarin-noktali-guzelleri'><img width="150" height="150" src="http://www.frml.org/wp-content/uploads/2011/03/plajlarin-noktali-guzelleri-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="plajlarin-noktali-guzelleri" title="plajlarin-noktali-guzelleri" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.frml.org/puantiye-modasi-2011.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

